leyla everlasting

9 Kere Leyla (2020) – Film İncelemesi

Son güncelleme:

9 Kere Leyla

Bazı yönetmenlerin yeni filmlerini ağzımız kulaklarımızda beklerken bazılarını tesadüfen denk gelip izleriz. Ezel Akay‘ın önceki yapımlarını eğlenerek izleyen ve yönetmenin tarzına alışkın biri olarak 9 Kere Leyla’nın da fragmanını ve Netflix’e geleceğini görünce ben de meraklanmıştım. Çok büyük beklentilere girmeden geçtiğimiz gün filmi izledim. Sosyal medyadaki negatif yorumların sebebini kendim de görmek istiyordum açıkçası ve öyle ”yarısında çıktım”cılar gibi değil baya sonuna kadar izledim. Üzgünüm ama anlatılanlar doğru ve bu kadar kişi gerçekten yanılmamış. Nötrlenmek adına sizlere bu satırları yine Ezel Akay’ın bir filmi olan 7 Kocalı Hürmüz‘ün şahane şarkısı El Hubb‘u dinleyerek yazıyorum can suyu olsun diye.

Bir ev hanımı, kocası ve evlilik terapistleri bir aşk üçgenine saplanır. Yetmezmiş gibi kendilerini antik bir el yazmasını ele geçirme planının tam ortasında bulurlar.
”Planın tam ortasında bulurlar” diyor ama plan senaryoya kendini yamamaya çalışıyor daha çok. Yani o yan hikaye olmasa da olurmuş.
Filmin bendeki kredisi (muhtemelen herkeste olduğu gibi) Haluk Bilginer ve Demet Akbağ üzerinden vardı ve o yüzden oyuncu seçimleriyle başlamak istiyorum. Böyle iki kallavi oyuncunun yanında Elçin Sangu, filmdeki Adem’in dediği gibi portakallı kek değil de kekin vanilya tozu gibi uçucu kalmış ve çok sırıtmış. Haris rolünde izlediğimiz Alican Yücesoy‘u ise bu sene dördüncü izleyişimiz. Biraz yüzünü özletse daha iyi olabilir. Ethos’un (Bir Başkadır) trendi henüz devam ederken herkes Harim’in ”kalıcak mısın bu gece” demesini bekledi ve filmdeki karakteri de çok farklı değil zaten.

Lilith Reklamı

Sinematografi ve kurguya gelecek olursak 9 Kere Leyla’yı koca bir reklam filmi olarak izledim desem yalan olmaz. Filmde gereğinden fazla kesme var ve sizi ordan oraya sürükleyip duruyor durmadan. Asla soluklanmanıza, karakterleri tanımanıza ve hikayeye odaklanmanıza izin vermeyen bu süper kahraman filmi kurgusu oturmamış filme. Çok bayat olan komedilerin bile gerisinde kalmasına neden olmuş bu durum. Wes Anderson setinden çıkma efekti veren pastel renkler bile kurtarmamış yani.
Bazı bağlantılı sahnelerde gece-gündüz ve mevsim geçişleri atlanarak yapılan tamamlayıcı kurgular ve seviştikten sonra makyajın hiç bozulmamış olması gibi özensizlikler de cabası. Filmi birlikte izlediğim arkadaşımın dediği gibi kabare olarak izleseydik belki bu kadar garipseyip topluca olumsuz yorum saçmazdık. Sinema yerine tiyatroya daha çok oturacak bir konusu var. Hatta tiyatro demişken yine fragmanındaki yorumlardan birinden öğrendiğim kadarıyla, film Psiko Tiyatro’nun “Dokuz Canlı” oyunuyla benzerlikler (karikatürize sağlık görevlileri ve tabii ki konusu) de taşıyormuş. Sağlık görevlileri bana da Jean-Pierre Jeunet filmlerinden fırlamış gibi geldi. O saçlar hele.
Kabare demişken yine filmin sonunda çözüldüğü sanılan ve öncesinde de arka planda yedirilmeye çalışılan bir kadın dayanışması ve kadın hakları mesajları verilmeye çalışılıyor ama gerçekten çok çiğ ve havada kalmış. O sırada biz diğer gariplikleri anlamaya ve filmin ilerde düzeleceğini ummaya çalışırken bu 5-10 saniyelik görüntüler sonradan alelacele eklenmiş etkisi yaratıyor. The Illusionist’in son beş dakikası gibi. Leyla (Demet Akbağ) kocasını her şeye rağmen elinde tutmaya çalışırken bir yandan aktivist eylemler ve kısır günleri arasında gidip geliyor. Bunlar ne ara oluyor anlayan beri gelsin.
Şarkılardan Spotify albümü çıkarsalarmış daha az zahmete girerlermiş. Sadece o kısımlar fena değildi, dayı hariç. Bir de elmalar. Elmaları ve dayıları çıkarırsak bir yarım saat kazanıyoruz sanırım.
“Sen niye ölmedin?”
“Şans işte.”
2020 özeti. (potter head)
Biterken hala El Hubb çalıyordu. Velhasıl, hiçbir beklentiye girmeden ve meraktan izlenebilecek bir film olmuş 9 Kere Leyla. Fazlası yok. 30 puanımı da Bilginer, Akbağ ve Tanış hatrına yazıyorum.
Özet
Ezel Akay'ın 12 yıl aradan sonra beyazperdeye dönüşü olan 9 Kere Leyla, beklentileri karşılayamamış ve izlemesi zor bir film ne yazık ki.
OBİÇİM Puanı
30
IMDB Puanı
40
Okuyucu Derecelendirmesi1 Oy
40
35

Zeen is a next generation WordPress theme. It’s powerful, beautifully designed and comes with everything you need to engage your visitors and increase conversions.