akıl defteri

Memento / Akıl Defteri (2000) – Film İncelemesi

Son güncelleme:

Otnemem

Bir montajcıya hayran olur mu insan. Memento’yu seyredince olur. Birkaç o montaj odasının tozunu yutmuşluğum, hatta biraz uyumuşluğum var. Film montajına girmedim tabii hiç. Ama basit bir VTR için ne ecel terleri dökülür bilirim. Bu kurguyu birbirine bağlayan insanı kastediyorum tabi. Türkiye’de sadece teknik cihazları kullanan insan anlamına gelmiyor montajcı. Neyse canım biraz araştırıp ne demek istediğimi bulursunuz elbet. Biz şimdi boktan bir otel odasında, banyo kapısının çarpma sesine uyanalım. Evimizdeyiz sanalım.

”Karımdır muhtemelen. Ondan başka kim olabilir ki bu saatte?” diye düşünüp: kapıyı açınca gördüğünüz kadını hiç tanımadığınızı fark edince allak bullak olan suratı tüm film boyunca görüyoruz. Devamlı unutmak, anılar biriktirememek, hayatının kaldığın bir noktasından sonrasının olmaması. Her zaman çok ürkütücü gelmiştir bana. Filmin hikayesinin geriye doğru gitmesi zaten havayı daha da kaotik bir hale getiriyor. Bir önceki yıl gösterime giren Matrix filminden kahramanlarımızın ikisi de nefis iş çıkarmışlar. Hem Natalie (Carrie-Anne Moss Aka Trinity) hem Teddy (Joe Pantoliano aka Cypher). Kurgu ilerledikçe yani zaman geriledikçe her sahne sizi şaşırtıyor. Özellikle Natalie’nin evindeki hikaye kurgusuna bayıldım. Yumruğu başkasından yemiş olduğuna yemin bile edebilecekken bir kaç dakika sonra apışıp kalıyorsunuz.

Bu film kesinlikle bir kaç kere daha seyretmelik. Yeniden keşifler yapacağımız bir film. Detaylara girdiğiniz zaman zihnin ne menem bir şey olduğunu ve size oyunlar oynayabileceğini içinizde hissediyorsunuz. Ve kendinizden korkuyorsunuz. Leonard Shelby (Guy Pearce) bu hissi çok ama çok iyi geçiriyor. Peki Sammy’nin yüz ifadelerini unutmak mümkün mü? Oh be ne güzel film seyretmişim arkadaş.

Bu arada Christopher Nolan büyük obsesif bence. Yoksa böyle bir film çıkarması imkansız. Zamanla oynamayı seven bir arkadaş olduğunu ilk bu filmle anlamışım meğer. Kesişen zamanlarda birleşen kurgu o kadar iyi ki. Sonuçta biz de bir kurgunun içinde olabiliriz değil mi? Her sabah uyandığınızda bir önceki gün uyuyanın bugünkü siz olduğundan nasıl emin olabiliyorsunuz? Ya yaşadım sandıklarınız zihninizin sizin için montaj odasında yarattığı bir kurguysa. Yok yok girmeyelim bu topa çıkamayız.

Ne demiş Jonathan: ” Zaman bir saçmalıktır”

Ha bu arada plakada 1 mi I mı yazıyor ? Yoksa her ikisi de mi? 🙂

Özet
Bu arada Christopher Nolan büyük obsesif bence. Yoksa böyle bir film çıkarması imkansız. Zamanla oynamayı seven bir arkadaş olduğunu ilk bu filmle anlamışım meğer. Kesişen zamanlarda birleşen kurgu o kadar iyi ki. Sonuçta biz de bir kurgunun içinde olabiliriz değil mi?
OBİÇİM Puanı
80
IMDb Puanı
84
Okuyucu Derecelendirmesi0 Oy
0
82

Zeen is a next generation WordPress theme. It’s powerful, beautifully designed and comes with everything you need to engage your visitors and increase conversions.