Beyin Yakan Bağımsız Sinema Platformu | oBicimSinema.com https://obicimsinema.com Rus filmlerinden, anime önerilerine; sürpriz sonlu beyin yakan film önerilerinden, en çok beklediğimiz filmlerin müthiş fragmanlarına kadar sinemayla ilgili her şeyi oBicimSinema'dan öğreneceksiniz. ''Dizi önerisi yok mu?'' diyeceksiniz o da var. Hem de aylık olarak Netflix rehberi hazırlayıp sıcacık servis ediyoruz. Sun, 04 Oct 2020 16:54:51 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=5.5.1 https://obicimsinema.com/wp-content/uploads/cropped-obicim-favicon-yeni-4-32x32.png Beyin Yakan Bağımsız Sinema Platformu | oBicimSinema.com https://obicimsinema.com 32 32 Savaş Dizileri: Tüm Zamanların En İyi 17 Savaş Dizisi https://obicimsinema.com/savas-dizileri/ https://obicimsinema.com/savas-dizileri/#respond Sun, 04 Oct 2020 16:54:51 +0000 https://obicimsinema.com/?p=12115 The post Savaş Dizileri: Tüm Zamanların En İyi 17 Savaş Dizisi appeared first on Beyin Yakan Bağımsız Sinema Platformu | oBicimSinema.com.

Savaş Dizileri Schindler’s List’ten, Son of Saul’a, İkinci Dünya Savaşı hakkında izlenmesi gereken en iyi 30 filmi derlediğimiz savaş filmleri listesinden sonra gelmiş geçmiş en iyi 17 diziyi derlediğimiz yazımız karşınızda. 1- Game of Thrones (2011) – IMDb Puanı: 9,3 Dokuz soylu aile Westeros topraklarının kontrolü için savaşmaktadır. Bu sırada eski bir düşman binlerce yıllık uykusundan uyanır. Son sezonuyla herkesi hayal kırıklığına uğratan dizi, en azından ilk yedi sezonunun akıllıca yazılmış senaryosu, hikâye akışı ve muhteşem performanslarıyla akıllara kazınmıştır. Fragman […]

The post Savaş Dizileri: Tüm Zamanların En İyi 17 Savaş Dizisi appeared first on Beyin Yakan Bağımsız Sinema Platformu | oBicimSinema.com.

]]>
The post Savaş Dizileri: Tüm Zamanların En İyi 17 Savaş Dizisi appeared first on Beyin Yakan Bağımsız Sinema Platformu | oBicimSinema.com.

Savaş Dizileri

Schindler’s List’ten, Son of Saul’a, İkinci Dünya Savaşı hakkında izlenmesi gereken en iyi 30 filmi derlediğimiz savaş filmleri listesinden sonra gelmiş geçmiş en iyi 17 diziyi derlediğimiz yazımız karşınızda.

1- Game of Thrones (2011) – IMDb Puanı: 9,3

game of thrones

Dokuz soylu aile Westeros topraklarının kontrolü için savaşmaktadır. Bu sırada eski bir düşman binlerce yıllık uykusundan uyanır. Son sezonuyla herkesi hayal kırıklığına uğratan dizi, en azından ilk yedi sezonunun akıllıca yazılmış senaryosu, hikâye akışı ve muhteşem performanslarıyla akıllara kazınmıştır.
Fragman

2- The World at War (1973) – IMDb Puanı: 9,2

the-world-at-war

Efsanevi aktör Laurence Olivier’ın sesinden tarihin en ölümcül çatışması olan II.Dünya Savaşı hakkında çığır açan 26 bölümlük bir belgesel dizisi.

Çok ses getiren bir belgesel mini dizi olan “Dünya Savaşta”, savaşın nedenlerinden, 1950’lerde Soğuk Savaş’ın sonrasına kadar II. Dünya Savaşı tarihinin tamamını kapsıyor. Almanya ve Japonya’da, Hitler’e karşı direniş, diktatörlük rejimi altında genel olarak yaşam gibi olayların kapsamlı şekilde incelendiği ve Yahudi Soykırımı üzerine odaklanılan birçok iç hikayeden de oluşuyor.

Fragman

3- Rome (2005) – IMDb Puanı: 8,7

rome

Roma İmparatorluğu’nun son günlerini anlatan dizi, bunu hem günlük hayatlarını idame ettirmeye çalışan vatandaşların hem de savaş veren askerlerin bakış açısından incelemiştir.
Fragman

4- Vikings (2013) – IMDb Puanı: 8,5

Vikings

Vikings, bizleri okyanustaki uzak kıyıları keşfe çıkan bir Viking savaşçısı olan Ragnar Lothbrok’un dünyasıyla tanıştırıyor. Ragnar, ailesi ve yanındaki savaşçı dostlarıyla birlikte acımasız ve gizemli yerlerde hayatta kalmaya çalışıyor.
Fragman

5- Spartacus: Blood and Sand (2010) – IMDb Puanı: 8,5

Spartacus

Romalılar’a bir müttefik olduğu dönemden Romalılar’a ihanet edişi ve bir gladyatör oluşuna, bir köle olarak önderlik ettiği isyandan, isyan sonucunda yaşadıklarına kadar Spartacus’ün hayatı anlatılmıştır. Diziye adını veren karakteri oynayan Andy Whitfield, Non-Hodgkin Lenfoma hastalığına yenik düşerek 13 bölüm oynayarak hayatını kaybetmiştir. Rolü Liam McIntyre devralmıştır.
Fragman

6- M*A*S*H (1972) – IMDb Puanı: 8,4

M*A*S*H

Kore Savaşı döneminde bir askeri hastanenin personeli, insanları güldürmenin ve kendileri de kahkaha atmalarının savaşla en iyi şekilde başa çıkma yolu olarak görmektedir.
Fragman

7- Foyle’s War (2002) – IMDb Puanı: 8,4

Foyle's War

İkinci Dünya Savaşı şiddetlenirken, DCS Foyle da kendi savaşını başka bir cephede vermektedir. İngiltere’nin güney kıyısında işlenen suçları araştırıp suçlularını yakalamakla görevlendirilir. 13 sezon süren dizinin sonraki sezonlarında ise Foyle’ı savaş sonrasında MI5 ajanı olarak çalışan emekli bir dedektif olarak izliyoruz.
Fragman

8- Vatanim Sensin (2016) – IMDb Puanı: 8,2

Vatanim Sensin

Bir zamanlar Türk ordusunda general olan Cevdet, Yunan ordusuna katılır. İnsanlar onun bir hain olduğunu düşünür ancak görevi bir Türk ajanı olarak Yunan ordusuna sızmaktır. Taylan Kardeşler’in yönetmenlik koltuğunda oturduğu dizi, Halit Ergenç ve Bergüzar Korel’i de tekrardan buluşturmuştur.
Fragman

9- The Tudors (2007) – IMDb Puanı: 8,1

The Tudors

İngiltere Kralı VIII. Henry’nin hükümdarlığı ve hüküm sürdüğü sırada farklı eşleriyle olan ilişkisinin anlatıldığı dram dizisi, Henry Cavill gibi aktörleri de ün ile tanıştırmıştır.
Fragman

10- Manhattan (2014) – IMDb Puanı: 7,8

Manhattan

1943’te New Mexico eyaletinde, hükümet tarafından görevlendirilen bir grup bilim insanı, Naziler’den önce bir atom bombası üretebilmek için “Manhattan Projesi” üzerinde çalışmaktadır. Aileleriyle bu üsse taşınan bilim insanları, hem atom bombasını üretmekle hem de aileleriyle böyle bir tesiste yaşamaya çalışmakla uğraşacaktır.
Fragman

11- Our Girl (2013) – IMDb Puanı: 7,7

Our Girl

Our Girl’ün ilk sezonu, Afganistan’daki İngiliz ordusunda doktor olarak görev yapan Molly’nin hikâyesini anlatmaktadır. Dizinin devamında ise Doğu Afrika taraflarında görevlendirilen arkadaşı Georgie’ye odaklanmaktadır.
Fragman

12- The Brave (2017) – IMDb Puanı: 7,6

v

Dizi, savaş bölgelerinde ve çatışma alanlarında en büyük fedakârlıkları yapan cesur askerlerin, karışık dünyalarını anlatmaktadır.
Fragman

13- SEAL Team (2017) – IMDb Puanı: 7,5

SEAL Team

Amerika Birleşik Devletleri Donanması’nın kara, deniz ve hava ekiplerinin üstlendikleri en tehlikeli görevleri anlatmaktadır.
Fragman

14- The Last Ship (2014) – IMDb Puanı: 7,5

The Last Ship

Bir deniz muhribinin mürettebatı, bir pandeminin dünya nüfusunun çoğunun ölümüne sebep olması gerçeğiyle yüzleşir. Kendileri okyanusta kalıp yaşamaya devam mı etmeliler yoksa karaya çıkıp tehlikeyle mi yüzleşmek zorundalar? Yapımcıları arasında Michael Bay de olan dizi, aksiyonu dorukta bir şekilde 4 sezon geçirmiştir.
Fragman

15- Six (2017) – IMDb Puanı: 7,3

Six

Amerika Birleşik Devletleri Donanması’nın kara, deniz ve hava ekipleri, Afganistan’da yer alan Taliban liderini yok etme görevini üstlenir. Ancak Amerika’da bir vatandaşın terörist örgütüyle çalıştığını keşfettikten sonra görevleri tehlikeye girer.
Fragman

16- Catherine the Great (2019) – IMDb Puanı: 6,1

catherine the great

Rus İmparatorluğu’nu yeniden şekillendiren Büyük Katerina’nın hayatını anlatan dizide, Katerina’ya Helen Mirren hayat vermiştir.
Fragman

17- Troy: Fall of a City (2018) – IMDb Puanı: 3,8

Troy- Fall of a City

MÖ 12. yüzyılda gerçekleştirilen ve on yıl boyunca süren hem Truvalıları hem de Spartalıları etkileyen kuşatmanın hikâyesini anlatan dizi, istediği başarıyı yakalayamamıştır.
Fragman

Favoriniz hangisi?

The post Savaş Dizileri: Tüm Zamanların En İyi 17 Savaş Dizisi appeared first on Beyin Yakan Bağımsız Sinema Platformu | oBicimSinema.com.

]]>
https://obicimsinema.com/savas-dizileri/feed/ 0
Swallow (2019) – Film İncelemesi https://obicimsinema.com/swallow/ https://obicimsinema.com/swallow/#respond Sat, 26 Sep 2020 18:21:36 +0000 https://obicimsinema.com/?p=12102 The post Swallow (2019) – Film İncelemesi appeared first on Beyin Yakan Bağımsız Sinema Platformu | oBicimSinema.com.

Swallow Mükemmel bir ev, mükemmel bir eş, kusursuz ve dertsiz bir hayat. Adeta bir Barbie evi. Carlo Mirabella-Davis‘in ilk uzun metrajı Swallow, stilize ötesi fragmanı ve müthiş gözüken sinematografisi ile beklentilerimi oldukça yukarı çıkarmıştı. Nitekim fena da bulmadım ama güzel kompozisyonlar ve renkler dışında da aklımda kalan bir şey olmadı filmden. Başroldeki kadın, varlıklı bir aileye gelin gitmiş olmanın dışında herhangi bir vasfa sahip olmayan sıradan mutsuz ve umutsuz bir ev kadını olarak yansıtılıyor. Hatta filmin başındaki kuzu > hamilelik […]

The post Swallow (2019) – Film İncelemesi appeared first on Beyin Yakan Bağımsız Sinema Platformu | oBicimSinema.com.

]]>
The post Swallow (2019) – Film İncelemesi appeared first on Beyin Yakan Bağımsız Sinema Platformu | oBicimSinema.com.

Swallow

Mükemmel bir ev, mükemmel bir eş, kusursuz ve dertsiz bir hayat. Adeta bir Barbie evi. Carlo Mirabella-Davis‘in ilk uzun metrajı Swallow, stilize ötesi fragmanı ve müthiş gözüken sinematografisi ile beklentilerimi oldukça yukarı çıkarmıştı. Nitekim fena da bulmadım ama güzel kompozisyonlar ve renkler dışında da aklımda kalan bir şey olmadı filmden.

Başroldeki kadın, varlıklı bir aileye gelin gitmiş olmanın dışında herhangi bir vasfa sahip olmayan sıradan mutsuz ve umutsuz bir ev kadını olarak yansıtılıyor. Hatta filmin başındaki kuzu > hamilelik match cut‘larına bakılırsa neredeyse damızlık bir küçükbaştan farkı olmadığını çok iyi anlayabiliyoruz Hunter’ın (Haley Bennett) Conrad’ların gözünde.

Doğuracak olması dışında hiçbir hareketinin önemsenmediği ve sözünün hiçbir ortamda beş para etmediği Hunter, bir kaçış noktası ve adeta çığlık olarak ekstrem yemeye yöneliyor. İleride Pika Sendromu olarak bahsedilen bu durumun, hamilelikle ve bu aşırı görmezden gelinme arasında ne oranda bölüştürüldüğünü bilmiyoruz.

Kayınvalidesi tarafından hediye edilen mutluluk sanatı kitabı ile gelen kendiyle gurur duyma hissi, farklı bir şeyler yapmanın ve günlük sıkıcı rutininde kendince bir iş başarmış olmanın verdiği haz ile birleşiyor ve gittikçe daha sivri ve garip nesneler yutmaya başlıyor.

Onun bedeni, onun kararı

Bebeğe ne olur diye düşünmeden bunları yapması klişe aptal sarışın karakter ve vurdumduymazlık arasında ince bir çizgide mi acaba diye şüphelenirken, doktor seanslarından sonra öğreniyoruz ki ailevi geçmişe dayanan dürtüler ve travmatik izler mevcut bu umutsuz ama mutlu gözüken ev kadınımızda.

Birkaç kez hastanelik olduktan sonra artık 7/24 Hunter’a göz kulak olması için bakıcı tutuluyor. Bakıcının Suriyeli bir göçmen olması ve bir elin parmaklarını geçmeyecek repliklerinden birinin savaşla ilgili bir gönderme olması, birçok çevrede, yönetmenin zorla monte ettiği ödül avcılığı unsuru olarak yorumlansa da beni çok rahatsız etmedi. Neyse ne diyorduk, Luay’ın 7/24 gözetimine rağmen, aşağıdaki görselde de görebileceğiniz gibi oraya buraya sakladığı acil durum çivilerinden atıştırmayı ihmal etmiyor tabii ki ve sürekli hastanelik olmaya devam ediyor (pil bile yutuyor ve zehirlenmeden atlatıyor neyse ki). Burada aslında tuvalet dahil evin her yerine gizli kamera yerleştirmek daha mantıklı olabilirdi bu gibi durumları da tespit edebilmek için.

swallow2
Hunter’ın tuvalete sakladığı acil durum kesici lokmaları vs. ”emergency cheetos”

Persona non grata

Sayısız hastane ve psikiyatr seansından sonra anlıyoruz ki, zaten ”bebeğe ne olur”dan ziyade ”bu bebeği istiyor muyum” durumu ve başka kafa karışıklıkları mevcut. Tecavüz ile dünyaya gelen bir çocuk olarak Hunter’ın bu durumu aşamadığı, cüzdanında annesinin tecavüzcüsünün fotoğrafını taşımasından belli oluyor. Kocasından ve kocasının ailesinden de aynı şekilde hiçbir takdir görmemesi ve neredeyse ”persona non grata” ilan edilmesi de ”istenilmeyen insan” olduğu gerçeğinin su yüzüne çıkmasına neden oluyor. Bu kısımlardan itibaren filmin rengi değişiyor ve Hunter’ın kabulleniş ve kendini arayışına doğru yol alıyoruz. Daha önce pek işlendiğini görmediğimiz ilginç bir sendromu oldukça iyi anlatırken, bir anda ortaya çıkan bu geçmişin karanlık yüzüyle feminist bir manifesto olmaya çalışıyor Swallow.

Biterken, elimizde filmin antagonisti olarak, kadın bedeninde söz sahibi olmaya çalışan devlet, aile gibi daha küçük kurumlar ve eşler kalıyor. Luay’ın yardımıyla akıl hastanesine kapatılmaktan son anda kurtulan Hunter, kaçıp giderek hiçbir tahakküm altında kalmayacağı yeni bir hayata yelken açıyor. Sendromu devam ediyor mu etmiyor mu bilmiyoruz ama artık daha rahat ve özgür biri olacağı kesin.

Özet
Biterken, elimizde filmin antagonisti olarak, kadın bedeninde söz sahibi olmaya çalışan devlet, aile gibi daha küçük kurumlar ve eşler kalıyor. Luay'ın yardımıyla akıl hastanesine kapatılmaktan son anda kurtulan Hunter, kaçıp giderek hiçbir tahakküm altında kalmayacağı yeni bir hayata yelken açıyor. Sendromu devam ediyor mu etmiyor mu bilmiyoruz ama artık daha rahat ve özgür biri olacağı kesin.
OBİÇİM Puanı
70
IMDb Puanı
64
Okuyucu Derecelendirmesi0 Oy
0
67

The post Swallow (2019) – Film İncelemesi appeared first on Beyin Yakan Bağımsız Sinema Platformu | oBicimSinema.com.

]]>
https://obicimsinema.com/swallow/feed/ 0
Netflix’e Ekim 2020’de Gelecek Dizi ve Filmlerin Tam Listesi https://obicimsinema.com/netflix-ekim-2020/ https://obicimsinema.com/netflix-ekim-2020/#respond Sat, 26 Sep 2020 12:53:43 +0000 https://obicimsinema.com/?p=12090 The post Netflix’e Ekim 2020’de Gelecek Dizi ve Filmlerin Tam Listesi appeared first on Beyin Yakan Bağımsız Sinema Platformu | oBicimSinema.com.

The Haunting of Bly Manor dahil Netflix Ekim takvimi Netflix’e Ekim 2020’de Gelecek Dizi ve Filmler Netflix‘te Ekim ayında da dolu dolu yapımlar sinemaseverleri bekliyor. Daphne Du Maurier’in gotik romanının modern bir uyarlaması Rebecca, Teutoburg Ormanı Savaşı sırasında geçen Barbarians, Sex and the City’nin yaratıcısı Darren Star’ın yeni dizisi Emily in Paris, The Haunting: Tepedeki Ev’in yapımcılarının yeni korku evi hikayesi The Haunting of Bly Manor ve daha birçok yeni yapım bizleri bekliyor. Filmler A Babysitter’s Guide to Monster Hunting (10/15) […]

The post Netflix’e Ekim 2020’de Gelecek Dizi ve Filmlerin Tam Listesi appeared first on Beyin Yakan Bağımsız Sinema Platformu | oBicimSinema.com.

]]>
The post Netflix’e Ekim 2020’de Gelecek Dizi ve Filmlerin Tam Listesi appeared first on Beyin Yakan Bağımsız Sinema Platformu | oBicimSinema.com.

The Haunting of Bly Manor dahil Netflix Ekim takvimi

Netflix’e Ekim 2020’de Gelecek Dizi ve Filmler

Netflix‘te Ekim ayında da dolu dolu yapımlar sinemaseverleri bekliyor. Daphne Du Maurier’in gotik romanının modern bir uyarlaması Rebecca, Teutoburg Ormanı Savaşı sırasında geçen Barbarians, Sex and the City’nin yaratıcısı Darren Star’ın yeni dizisi Emily in Paris, The Haunting: Tepedeki Ev’in yapımcılarının yeni korku evi hikayesi The Haunting of Bly Manor ve daha birçok yeni yapım bizleri bekliyor.

Filmler

A Babysitter’s Guide to Monster Hunting (10/15)
A Go! Go! Cory Carson Halloween (10/2)
A.M.I. (10/1)
Ace Ventura: When Nature Calls (10/1)
Ahí te encargo / You’ve Got This (10/2)
Alice Junior (10/14)
Along Came a Spider (10/1)
Basic Instinct (10/1)
Batman: The Killing Joke (10/15)
Bending the Arc (10/22)
Black ’47 (10/1)
BLACKPINK: Light Up the Sky (10/14)
Brave Blue World (TBD)
Bronx (10/30)
Cadaver (10/22)
Cape Fear (10/1)
Carlos Almaraz: Playing with Fire (10/1)
Carol (10/20)
Colombiana (10/4)
David Attenborough: A Life on Our Planet (10/4)
Dick Johnson Is Dead (10/2)
Dolly Parton: Here I Am (10/6)
Employee of the Month (10/1)
Enemy at the Gates (10/1)
Fargo (10/1)
Free State of Jones (10/1)
Ghost Rider (10/1)
Ghosts of Girlfriends Past (10/1)
Ginny Weds Sunny (10/9)
Gran Torino (10/1)
Her (10/1)
His House (10/30)
Holiday (10/28)
House of 1,000 Corpses (10/1)
Hubie Halloween (10/7)
Human Nature (10/1)
Hunt for the Wilderpeople (10/1)
I’m Leaving Now (10/1)
In a Valley of Violence (10/16)
La Révolution (10/16)
Love Like the Falling Rain (10/15)
Metallica Through The Never (10/28)
Moneyball (10/14)
Nobody Sleep in the Wood Tonight (10/28)
Òlòtūré (10/2)
Over the Moon (10/23)
ParaNorman (10/18)
Pasal Kau / All Because of You (10/1)
Poseidon (2006) (10/1)
Rebecca (10/21)

Yeni evli bir kadın, kocasının ailesine ait, rüzgârlı bir İngiliz sahilinde yer alan görkemli bir malikâneye taşınır ve kendini kocasının ilk karısı olan, ölümünden uzun süre sonra bile izleri evden silinmemiş Rebecca adlı kadının gölgesiyle savaşırken bulur. Daphne Du Maurier’in gotik romanının modern bir uyarlaması Netflix’e geliyor. Başrollerde Armie Hammer, Lily James, ve Kristin Scott Thomas var.

Rooting for Roona (10/15)
Saturday Church (10/6)
Secrets of the Saqqara Tomb (10/28)
Serious Men (10/2)
StarBeam: Halloween Hero (10/6)
Stranger than Fiction (10/1)
Super Monsters: Dia de los Monsters (10/9)
Superman Returns (10/1)
The 12th Man (10/31)
The Binding (10/2)
The Day of the Lord (10/30)
The Dukes of Hazzard (2005) (10/1)
The Forty-Year-Old Version (10/9)
The Hummingbird Project (10/22)
The Longest Yard (1974) (10/1)
The Outpost (10/1)
The Pirates! Band of Misfits (10/1)
The Prince & Me (10/1)
The Trial of the Chicago 7 (10/16)
Troy (10/1)
Unfriended (10/16)
Vampires vs. the Bronx (10/2)
Vilas: Serás lo que debas ser o no serás nada / Guillermo Vilas: Settling the Score (10/27)
Walk Away from Love (10/6)
WarGames (10/1)
We Have Always Lived in the Castle (10/1)
Yes, God, Yes (10/22)
Yogi Bear (10/1)

TV/Dizi

Alguien tiene que morir / Someone Has to Die (10/16)
Bakugan: Armored Alliance: Season 2 (10/1)
Barbarians (10/23)

Milattan sonra 9’da gerçekleşen Teutoburg Ormanı Savaşı sırasında Cermen kabileleri Roma İmparatorluğu’nun yayılmasını durdurmaya çalışırken, üç kişinin kaderleri iç içe geçer.

Blood of Zeus (10/27)
Bom Dia, Verônica / Good Morning, Verônica (10/1)
Carmen Sandiego: Season 3 (10/1)
Chico Bon Bon: Monkey with a Tool Belt: Season 4 (10/27)
Code Lyoko: Seasons 1-4 (10/1)
Deaf U (10/9)
Dream Home Makeover (10/16)
Emily in Paris (10/2)

Karşınıza çıkan tüm yeni fırsatlara evet deyin! Sex and the City’nin yaratıcısı Darren Star’ın yeni dizisi Emily in Paris, 2 Ekim’de yalnızca Netflix’te.

Evil: Season 1 (10/1)
Familiar Wife: Season 1 (10/1)
Fast & Furious Spy Racers: Season 2: Rio (10/9)
Food Wars!: Shokugeki no Soma: The Second Plate (10/1)
Grand Army (10/16)
Half & Half: Seasons 1-4 (10/15)
Kipo and the Age of Wonderbeasts: Season 3 (10/12)
Move (10/23)
My Next Guest Needs No Introduction With David Letterman: Season 3 (10/21)
Octonauts & the Great Barrier Reef (10/13)
Oktoberfest: Beer & Blood (10/1)
One on One: Season 1-5 (10/15)
Perdida (10/23)
Power Rangers Beast Morphers: Season 2, Part 1 (10/15)
Sarah Cooper: Everything’s Fine (10/27)
Schitt’s Creek: Season 6 (10/7)
Social Distance (10/15)
Somebody Fed Phil: Season 4 (10/30)
Song Exploder (10/2)
Start-Up (TBD)
Suburra: Season 3 (10/30)
Sword Art Online: Alicization (10/1)
The Cabin with Bert Kreischer (10/13)
The Haunting of Bly Manor (10/9)

The Haunting: Tepedeki Ev‘in yapımcıları bu kez yeni bir hayalet öyküsüyle karşınızda. The Haunting: Bly Malikânesi’nde Victoria Pedretti, Henry Thomas, Oliver Jackson-Cohen, Kate Siegel, T’Nia Miller, Rahul Kohli, Benjamin Evan Ainsworth, Amelie Smith ve Amelia Eve rol alıyor. The Haunting: Bly Malikânesi 9 Ekim’de sadece Netflix’te.

The Last Kids on Earth: Book 3 (10/16)
The Magic School Bus Rides Again The Frizz Connection (10/20)
The Parkers: Seasons 1-5 (10/1)
The Queen’s Gambit (10/23)
The Unicorn: Season 1 (10/1)
The Worst Witch: Season 4 (10/1)
To the Lake (10/7)
Unsolved Mysteries: Volume 2 (10/19)
You Cannot Hide: Season 1 (10/1)

The post Netflix’e Ekim 2020’de Gelecek Dizi ve Filmlerin Tam Listesi appeared first on Beyin Yakan Bağımsız Sinema Platformu | oBicimSinema.com.

]]>
https://obicimsinema.com/netflix-ekim-2020/feed/ 0
The Devil All the Time (2020) – Film İncelemesi https://obicimsinema.com/the-devil-all-the-time/ https://obicimsinema.com/the-devil-all-the-time/#respond Sun, 20 Sep 2020 10:51:50 +0000 https://obicimsinema.com/?p=12053 The post The Devil All the Time (2020) – Film İncelemesi appeared first on Beyin Yakan Bağımsız Sinema Platformu | oBicimSinema.com.

The Devil All the Time Günahlar, katiller, sevaplar, dualar, umutlar… Zorla yamanmış gibi duran nefis bir kadro ve ilginç, akılda kalıcı bir isim. Her zaman Şeytan, her zaman kötü. Filmin pek derinlikli, çok katmanlı bir alt okuması olduğu hissiyatına kapılamadım o yüzden genel olarak bende uyandırdıkları üzerine yorum yapacağım. Netflix Eylül ayı gerçekten standart, fabrikasyon yapımlarının arasından sıyrılıp takımdan ayrı düz koşu yapan bir ay oldu diyebiliriz. I’m Thinking of Ending Things‘den sonra merak ettiğim yapımlardan biriydi The Devil All […]

The post The Devil All the Time (2020) – Film İncelemesi appeared first on Beyin Yakan Bağımsız Sinema Platformu | oBicimSinema.com.

]]>
The post The Devil All the Time (2020) – Film İncelemesi appeared first on Beyin Yakan Bağımsız Sinema Platformu | oBicimSinema.com.

The Devil All the Time

Günahlar, katiller, sevaplar, dualar, umutlar… Zorla yamanmış gibi duran nefis bir kadro ve ilginç, akılda kalıcı bir isim. Her zaman Şeytan, her zaman kötü. Filmin pek derinlikli, çok katmanlı bir alt okuması olduğu hissiyatına kapılamadım o yüzden genel olarak bende uyandırdıkları üzerine yorum yapacağım.

Netflix Eylül ayı gerçekten standart, fabrikasyon yapımlarının arasından sıyrılıp takımdan ayrı düz koşu yapan bir ay oldu diyebiliriz. I’m Thinking of Ending Things‘den sonra merak ettiğim yapımlardan biriydi The Devil All the Time.

Sinopsis

Knockemstiff, Ohio’da ve yakınlarındaki ormanlarda tekinsiz bir vaiz (Robert Pattinson), sapkın bir çift (Jason Clarke ve Riley Keough) ve yozlaşmış bir şerif (Sebastian Stan) gibi uğursuz karakterler, kendisini ve ailesini tehdit eden şeytani güçlerle savaşan genç Arvin Russell’ın (Tom Holland) etrafında birleşir. 2. Dünya Savaşı ile Vietnam Savaşı arasındaki dönemi kapsayan, Antonio Campos imzalı film THE DEVIL ALL THE TIME, adil olanla yozlaşmış olanı karşı karşıya getiren baştan çıkarıcı ve korkunç bir ortamı resmediyor. Bill Skarsgård, Mia Wasikowska, Harry Melling, Haley Bennett ve Pokey LaFarge’ın başrolleri paylaştığı bu sürükleyici, ince ince örülmüş hikâye, Donald Ray Pollock’ın (aynı zamanda filmin anlatıcı sesi) ödüllü romanından uyarlandı.

Kötülüğün Şeffaflığı

Film aslında bütünlükten ziyade, savaş sonrası dönemin, farklı karakterler üstünden kolektif bir anlatısı gibi. Yarısına kadar hatta sonrasında da karakterleri, zamanları ve birbirleriyle olan ilişkilerini toparlamak için birkaç kez geri gitmek zorunda kaldım. O film bütünlüğü hissini çok yakalayamadım. Çok hızlı ileri geri saran ve doğru frekansları yakalamaya çalışan veteran teybi gibi adeta. Pattinson, Holland ve Skarsgård oyunculuğu muazzam. Ama filmin derdini anlayamıyorsunuz. Evet ortada zincirleme işlenen, üstü devamlı örtülen, üç maymuna sahne olan günahlar silsilesi ve bunlarla baş etmeye çalışan bir çocuk var ama hiçbir karaktere yeterince konuk olup derinlerine inemiyoruz. Dolayısıyla ne işlenen cinayetlerin ne de bunlara gösterilen tepkilerin bir anlamı kalıyor.

Bir şeylere körü körüne bağlanmak kötü sonuçlar doğurabilir. Bireysel çıkarların iyilik kisvesine bürünmesi kötüdür. Savaş yıpratır. Kötü, her yerde kötüdür. Kötüden kaçılmaz. Çıkarların kol gezdiği yerlerde ”kötü” zaten olamaz ve bunu gören kişiye de deli gözüyle bakılır. Filmde bu kötünün her çeşidine ziyadesiyle maruz kalan baş karakterimiz Arvin de, delirmemek ve hayatta kalabilmek için ”kötü”ye dönüşmek zorunda kalıyor nihayetinde.

Bunun dışında filmdeki en büyük rolü, prodüksiyon öncesi ve sonrasında basında çokça parlatılan, Pattinson’ın kendi kendine koçluk yaparak çalıştığı Güney aksanı çalıyor. Aktörü öyle izlemek bir başarı mı, yoksa bağımsız ve iyi yapımlarda görmeye alıştığımız bu tanıdık yüze dublaj yapılmış hissiyatından öteye gidememiş mi bu özel aksan durumu tam elim olamadım ve hikayenin gidişatına ekstra bir katkısını da göremedim. 2.5 saatlik süresine, hiçbir katma değeri olmayan karakterleri de sıkıştırarak takip etmesi zor bir anlatı yaratmasının yanında, ana karakterlerin derinine inmemize izin vermeyen, katil çiftin fotoğraf makinesinin deklanşörü misali farklı hikayelerin kısa geçit töreni gibi bir deneyim The Devil All the Time. ”Yaş Değiştirme Törenine Yetişen Öyle Bir Şiir”.

Siz ne düşünürsünüz bilmem ama bu Amerikan Gotik dramının sonundaki otostop çekilen minibüsten 1960’lardaki karşı kültür havası aldım çokça. Sürücüyü de Arvin’in İsa’sı olarak okumak mümkün, illa bir alt okumayı zorlamak gerekirse. Bu yüzden her ne kadar finalin ucu açık bırakılmaya çalışılmışsa da, Arvin’in zorla üstüne geçirdiği şiddet kılıfından sıyrılıp bu kültürün bir parçası olma yolunda adım attığının ipuçları veriliyor.

Özet
Zincirleme işlenen, devamlı örtülen, üç maymuna sahne olan günahlar silsilesi ve bunlarla baş etmeye çalışan bir çocuğun hikayesi The Devil All the Time.
OBİÇİM Puanı
60
IMDb Puanı
72
Okuyucu Derecelendirmesi2 Oy
80
66

The post The Devil All the Time (2020) – Film İncelemesi appeared first on Beyin Yakan Bağımsız Sinema Platformu | oBicimSinema.com.

]]>
https://obicimsinema.com/the-devil-all-the-time/feed/ 0
Klasik Filmler: Gelmiş Geçmiş En İyi 51 Klasik Kült Film https://obicimsinema.com/klasik-filmler/ https://obicimsinema.com/klasik-filmler/#respond Sat, 19 Sep 2020 22:31:47 +0000 https://obicimsinema.com/?p=11976 The post Klasik Filmler: Gelmiş Geçmiş En İyi 51 Klasik Kült Film appeared first on Beyin Yakan Bağımsız Sinema Platformu | oBicimSinema.com.

Klasik Filmler 1- Shichinin no samurai / Seven Samurai (1954) – IMDb Puanı: 8,6 Haydutlar tarafından yağmalanan bir köy, artık çalışmayan yedi samurayı onları koruması için görevlendirir. Samuraylar haydutlara karşı köyü ve bu sırada kendilerini de korumak zorunda kalacaktır. Akira Kurosawa‘nın 207 dakikalık epik başyapıtı, aksiyon ve dram hikâyelerinde de bir yapıtaşı olarak görev yapmıştır. Star Wars’tan Matrix‘e, Lord of the Rings’ten The Magnificent Seven’a kadar popüler Hollywood filmlerini ve filmcileri etkilemiştir. Fragman 2- Pather Panchali (1955) – IMDb Puanı: […]

The post Klasik Filmler: Gelmiş Geçmiş En İyi 51 Klasik Kült Film appeared first on Beyin Yakan Bağımsız Sinema Platformu | oBicimSinema.com.

]]>
The post Klasik Filmler: Gelmiş Geçmiş En İyi 51 Klasik Kült Film appeared first on Beyin Yakan Bağımsız Sinema Platformu | oBicimSinema.com.

Klasik Filmler

1- Shichinin no samurai / Seven Samurai (1954) – IMDb Puanı: 8,6

Shichinin no samurai

Haydutlar tarafından yağmalanan bir köy, artık çalışmayan yedi samurayı onları koruması için görevlendirir. Samuraylar haydutlara karşı köyü ve bu sırada kendilerini de korumak zorunda kalacaktır. Akira Kurosawa‘nın 207 dakikalık epik başyapıtı, aksiyon ve dram hikâyelerinde de bir yapıtaşı olarak görev yapmıştır. Star Wars’tan Matrix‘e, Lord of the Rings’ten The Magnificent Seven’a kadar popüler Hollywood filmlerini ve filmcileri etkilemiştir.
Fragman

2- Pather Panchali (1955) – IMDb Puanı: 8,6

Pather Panchali

Harihar Ray, kıt kanaat geçinmeye çalışan bir rahiptir. Kendisi ve ailesine daha iyi bir hayat sunmak için köyünden şehre giderek daha iyi bir çalışma hayatı arar. Ancak geride köyde kalan oğlu, kızı ve eşinin hayatları da giderek kötüleşecektir. Satyajit Ray‘ın Apu Üçlemesi‘nde ilk film olan film, Hindistan sinemasının da gelişiminde önemli bir rol oynamıştır.
Fragman

3- Psycho (1960) – IMDb Puanı: 8,5

psycho

Çalıştığı şirketten 40 bin dolar çalan Marion Crane, eyalet değiştirirken yol üstünde gördüğü bir motele girer. Motelin yöneticisi ise garip davranışları ve gizemli annesiyle büyük bir malikanede yaşayan Norman Bates’tir. Alfred Hitchcock‘un efsane filmi (Türkiye’ye Sapık ismiyle geçen) Psycho, yalnızca korku türünü değil; sinema tarihini, izleyicilerin sinema anlayışını ve hikâye anlatımında ters köşe beklentilerini değiştirmiştir. Ayrıca çoğu film eleştirmeni ve sinemasever gibi en sevdiğimiz filmler köşesinde de üst sıralarda yer almaktadır.
Fragman

4- City Lights (1931) – IMDb Puanı: 8,5

city lights

Chaplin‘in sevilen karakteri Tramp (Şarlo), bu sefer kör bir çiçekçi kıza aşık olur. Ve ona yardım edebilmek için elinden gelen her şeyi yapacak ve elinden gelen (veya gelmeyen) her işte çalışacaktır.
Fragman

5- Man with a Movie Camera (1929) – IMDb Puanı: 8,4

man with a movie camera

Omzuna bir film kamerası koyan bir adam, etrafı belgelemeye başlar. Günümüzde kullanılan çoğu kamera tekniğini ve montaj uygulamaları yöntemlerini ilk kez kullanan filmlerden olan Man with a Movie Camera, ayrıca belgesel ve kurgu hikâye anlatımını da birleştiren ilk filmlerden olmuştur.
Fragman

6- Satantango (1994) – IMDb Puanı: 8,4

satatango

Kendilerine yardımcı olacak bir ödemeyi bekleyen çiftçilerin planı, öldüğünü sandıkları iş arkadaşları Irimiás’ın köye geri dönmesiyle alt üst olacaktır. Béla Tarr‘ın 7 saat 19 dakikalık filmi, vizyonda yer alan en uzun filmlerden biri de olmuştur.
Fragman

7- Rear Window (1954) – IMDb Puanı: 8,4

Rear Window

Ayağını kırarak bir süre tekerlekli sandalyeye mahkum kalan bir fotoğrafçı, sıkıcı günlerini evinin camından fotoğraf makinesiyle dışarıya bakarak geçirir. Bu sırada komşularından birinin bir cinayet işlediğine de inanmaya başlar.
Fragman

8- Sunset Blvd. (1950) – IMDb Puanı: 8,4

sunsetboulevar d

Genç bir senaryo yazarı, tekrardan sinema perdesine dönmeye yemin etmiş eski bir Hollywood yıldızıyla tehlikeli bir ilişki yaşamaya başlar. Billy Wilder‘ın filmi, hem en iyi senaryolardan birine sahip olmuş hem de Hollywood’un hem iyi hem de kötü yanlarını perdeye taşımıştır.
Fragman

9- Vertigo (1958) – IMDb Puanı: 8,3

vertigo

Emekli olmuş bir dedektif, kendi vertigo hastalığı, geçmişindeki travmalar ve sonunu getireceğini düşündüğü bir kadına olan aşkını idame ettirmeye çalışacaktır. Alfred Hitchcock‘un James Stewart’la dördüncü ve son filmi olmuştur.
Fragman

10- Citizen Kane (1941) – IMDb Puanı: 8,3

citizen kane

Yayıncılıktan milyarlar kazanan Charles Foster Kane‘in ölmeden önce söylediği son kelime ‘Rosebud‘ olmuştur. Muhabirler ve gazeteciler de Kane’in hayatından tanıdıklarıyla görüşerek bu kelimenin anlamını bulmaya çalışacaktır. Orson Welles‘in başyapıtı, sinema eleştirmenlerinin oylamalarını yüzde bazında gösteren Rotten Tomatoes ve Metacritic sitelerinde %100 oy olan nadir filmlerden biridir.
Fragman

11- Banshun (1949) – IMDb Puanı: 8,3

Banshun

Film, herkesin evlilik baskısını görmezden gelerek eşini kaybetmiş babasıyla yaşamaya karar veren yirmi yedi yaşındaki Noriko’nun hikâyesini anlatır. Japonya sinemasının ustalarından Yasujirô Ozu‘nun filmi, daha sonrasında gelecek Early Summer ve Tokyo Story ile Noriko Üçlemesi‘ni oluşturmuştur.
Fragman

12- Singin’ in the Rain (1952) – IMDb Puanı: 8,3

Singing in the Rain

Yalnızca sessiz filmler yapan bir film stüdyosu, sinemaya ses ögesinin de gelmesiyle zor bir geçiş yapacaktır. Gene Kelly liderliğindeki müzikal, komedi ve romantizmi de muhteşem bir şekilde birleştirip hem şarkılar hem de hikâye konusunda en iyi müzikallerden biri olduğunu kanıtlamıştır.
Fragman

13- Ordet (1955) – IMDb Puanı: 8,3

ordet

Borgen ailesinin kendi aralarındaki çatışmalarını, iç dünyalarında din ve inançla çatışmalarını ve kasabadaki diğer insanlarla çatışmalarını anlatan Danimarka yapımı film, bir rahip olan Kaj Munk tarafından yazılan bir tiyatro oyunundan beyaz perdeye uyarlanmıştır.
Fragman

14- Ladri di biciclette (1948) – IMDb Puanı: 8,3

Bicycle Thieves

II. Dünya Savaşı sonrası İtalya’da işçi sınıfından bir adamın bisikleti çalınır. Adam da oğluyla birlikte bisikleti aramaya çıkar. Hikâyesi basit gözükse de görsellerinin altında yatan ağır temaları da yansıtan film, duygusallıktan da ödün vermemiştir.
Fragman

15- Metropolis (1927) – IMDb Puanı: 8,3

metropolis

Gelecekte işçi sınıfı ve şehir düzenlemecileri olarak iki sınıf yaratılmıştır. Ancak büyük şehir planlamacılardan birinin oğlu, işçi sınıfından bir kıza aşık olur. Kız ise bir kâhindir ve sınıf ayrımını kaldıracak bir kurtarıcının geleceğinin haberini verir.
Fragman

16- Nema-ye Nazdik (1990) – IMDb Puanı: 8,3

close up

Abbas Kiarostami‘nin belgesel ve biyografi türündeki filmi, ünlü bir yönetmenin kişiliğine bürünerek kendi filmini çekmeye çalışan bir adamın hikâyesini anlatmaktadır.
Fragman

17- Ugetsu monogatari (1953) – IMDb Puanı: 8,3

ugetsu

16. yüzyılda meydana gelen Japonya’daki iç savaşlar sırasında karşı tarafların aile ve aşk ilişkilerini anlatır. Hikâye anlatımı ve görselleriyle ünlü sinemacıların da ilham kaynağı olan film, Martin Scorsese ve Andrei Tarkovsky‘nin de en sevdiği filmler arasında yer almaktadır.
Fragman

18- La Jetée (1962) – IMDb Puanı: 8,3

la jetee

II. Dünya Savaşı sonrasında savaş ile ilgili anılarını hatırlayıp tekrardan yaşamak zorunda olan bir adamın hikâyesi anlatılmaktadır. 28 dakikalık kısa film, bir anlatıcının yalnızca fotoğraflar üzerine konuşmasıyla yapılmıştır.
Fragman

19- North by Northwest (1959) – IMDb Puanı: 8,3

North by Northwest

New York’ta bir reklam ajansında çalışan bir adam, yabancı ajanlar tarafından Amerikan ajanı olduğu düşüncesiyle aranmaktadır. Adam da kaçarak hayatını kurtarmak zorunda kalacaktır. Korku ve gerilim ustası Hitchcock’un daha çok aksiyon ve macera türlerine de adım attığı film, günümüzde dahi hala nefesimizi tutarak izlediğimiz filmlerden biri olmaya devam etmektedir.
Fragman

20- M – Eine Stadt sucht einen Murder (1931) – IMDb Puanı: 8,3

M

Almanya‘nın bir şehrinde, polislerin bir çocuk katilini yakalama çabaları başarısız olması, şehrin suçlularını da ayaklandırır. Suçlular da yetkililerle beraber çocuk katilini arama çalışmalarına başlayacaktır. Metropolis ve M ile Almanya sinemasının öncülerinden biri olan Fritz Lang, 1940’larda Naziler’e karşı aldığı tavırla yalnızca iyi bir sinemacı değil; ayrıca iyi bir insan olduğunu da göstermiştir.
Fragman

21- Tokyo Story (1953) – IMDb Puanı: 8,2

Tokyo Story

Yasujirô Ozu, Noriko’nun hikâyesine devam etmektedir. Noriko’nun katıldığı ailenin bireylerinin çatışmalarını ve ailedeki bir ölümün aileyi nasıl değiştirdiğini anlatmaktadır. Noriko Üçlemesi’nin de son filmi olmuştur.
Fragman

22- Rashomon (1950) – IMDb Puanı: 8,2

Rashomon

Bir gelinin tecavüzü ve samuray kocasının cinayeti farklı bakış açılarından anlatılır. Suçu işleyen adam, gelin, samurayın hayaleti ve bir oduncu. Akira Kurosawa’nın Oscar’a aday olan ilk filmi Rashomon, ayrıca Oscar kategorilerinden En İyi Yabancı Film‘in yaratılış sebebi olarak da görülmektedir. O senelerde kategorinin olmaması sebebiyle Onur Oscar ödülü verilmiştir.
Fragman

23- Some Like It Hot (1959) – IMDb Puanı: 8,2

Some Like It Hot

Müzisyen olarak para kazanmaya çalışan iki adam, mafyanın bir cinayetine tanık olduktan sonra bulundukları yerden kaçma planı yaparlar. Ancak tek çare kadın kılığına girip ülkeyi turlayan kadın müzik grubuna dahil olmaktır. Tony Curtis ve Jack Lemmon komedi hünerlerini gösterirken, Marilyn Monroe da en akılda kalan rollerinden birini oynamıştır.
Fragman

24- Raging Bull (1980) – IMDb Puanı: 8,2

raging bull

Önceleri boksör daha sonrasında da komedyen olan Jake LaMotta‘nın hayat hikâyesi anlatılmaktadır. LaMotta’nın şiddete olan eğilimi ve öfkesi, onu ringin içinde bir profesyonel yaparken, ringin dışında da hayatını alt üst eden faktör olmuştur. Robert De Niro kariyerinin performansını gösterip Oscar ödülünü alırken, Martin Scorsese de ilk Oscar adaylığını almıştır.
Fragman

25-Wild Strawberries (1957) – IMDb Puanı: 8,2

Wild Strawberries

Stockholm’den Lund’a bir onur ödülü almaya giden emekliye ayrılmış bir doktor, yol üstünde karşılaştığı otostopçularla geçmişini, hayatını ve varoluşunu sorgular.
Fragman

26- Sunrise: A Song of Two Humans (1927) – IMDb Puanı: 8,1

Sunrise- A Song of Two Humans

Bir adamın iç çatışması ve içindeki iyilik ve kötülük fiziksel boyutta kendini göstermeye başlar. İyilik, çok çekici ve sofistike bir kadındır; kötülük ise eşi.
Fragman

27- La passion de Jeanne d’Arc (1928) – IMDb Puanı: 8,1

The Passion of Joan of Arc

Jeanne d’Arc (Joan of Arc), 1431 yılında dalalet suçundan yargılanır. Jüriler de Jeanne’i inancını ve yaptıklarını düşünmesi için zorlar ve işkence eder. Ana karakteri oynayan Renée Jeanne Falconetti belki de sinema tarihindeki en gerçek, en duygusal ve en cesur performanslardan birini vermiştir.
Fragman

28- Persona (1966) – IMDb Puanı: 8,1

persona

Bir hemşire, sağır bir aktrise bakmakla görevlendirilir. Ancak bir süre sonra kişilikleri birbirine girerek birleşir. İsveçli usta sinemacı Ingmar Bergman‘ın sinema tarihine geçen filmlerindendir, yalnızca 83 dakikada bu kadar ağır ve derin temaların altından başarıyla kalkan Persona, her sinemasevere önerimizdir.
Fragman

29- Zerkalo (1975) – IMDb Puanı: 8,1

zerkalo

Kırklı yaşlarında ölmekte olan bir adam, geçmişini hatırlar. Çocukluğunu, annesini, savaşı, özel anlarını ve ülkesinin halini. Michael Haneke, Olivier Assayas ve Nuri Bilge Ceylan gibi sinemacıların da en sevdikleri filmlerden biri olup kendi sinemalarını da derinden etkilemiştir.
Fragman

30- Andrey Rublev (1966) – IMDb Puanı: 8,1

Andrei Rublev

Ortaçağ Rusya‘sının en büyük ressamlarından olan Andrei Rublev‘in hayatı, yaşadığı dönemi ve ressamın acılarını anlatmaktadır. Usta yönetmen Andrei Tarkovsky’nin ilk uzun metraj filmlerinden biridir.
Fragman

31- The General (1926) – IMDb Puanı: 8,1

the general

Sovyet ajanları, bir mühendisin en sevdiği lokomotifi çalar. Mühendis ise savaş alanları ve çatışma bölgelerini aldırmadan geçerek lokomotifini geri almaya çalışır. Sessiz komedi dünyasının öncüsü Buster Keaton‘ın hem başrolünü oynadığı hem de yönetmenliği yaptığı filmlerdendir.
Fragman

32- Les quatre cents coups (1959) – IMDb Puanı: 8,1

The 400 Blows

Ailesi tarafından ilgi görmeyen küçük bir çocuk, hayatını sokaklarda küçük suçlar işlemeye adar. François Truffaut‘nun ilk filmi olan film, ayrıca Fransız Yeni Dalga sinemasının da öncülerinden olmuştur.
Fragman

33- La battaglia di Algeri (1966) – IMDb Puanı: 8,1

The Battle of Algiers

1950’lerde bağımsızlığını kazanmak isteyen Cezayirliler onlara bitmeyen bir korku ve şiddet yaşatan Fransız hükümetine karşı başkaldırır.
Fragman

34- The Third Man (1949) – IMDb Puanı: 8,1

The Third Man

Roman yazarı Holly Martins, II. Dünya Savaşı sonrası Viyana’ya gitmiştir. Ancak kendini eski bir arkadaşı Harry Lime’ın gizemli ölümünü araştırırken bulur.
Fragman

35- The Rules of the Game (1939) – IMDb Puanı: 8

The Rules of the Game

II. Dünya Savaşı öncesinde burjuvazi hayatını ortaya koyan film, Fransa’da bir şatoda buluşan zenginleri ve onların fakir hizmetkârlarının hikâyesini anlatır.
Fragman

36- 8½ (1963) – IMDb Puanı: 8

8½ (1963)

İşinden ve hayatındaki herkesten uzaklaşan bir film yönetmeni, anılarına, mutlu ve hüzünlü hatıralarına ve fantezilerine dalar.
Fragman

37- Bronenosets Potemkin (1925) – IMDb Puanı: 8

Battleship Potemkin

1905’te gerçekleşen Rus Devrimi sırasında okyanusta olan savaş gemisi Potemkin‘in mürettebatı, acımasız kaptanlarına karşı bir başkaldırı gerçekleştirir. Ancak bu isyanın denizlerde olduğu kadar karada da etkisi olacaktır.
Fragman

38- La dolce vita (1960) – IMDb Puanı: 8

La Dolce Vita

Roma’da yaşayan bir paparazzinin bir hafta içinde yaşadığı farklı olayları anlatır. Federico Fellini‘nin efsanevi filmlerinden La Dolce Vita, aynı zamanda karakterlerden birinin isminin Paparazzo olmasıyla ünlü kişilerin fotoğraflarını çeken fotoğrafçı anlamına gelen ‘paparazzo’ kelimesini sözlüklere ve günlük hayatlarımıza katmıştır.
Fragman

39- Touch of Evil (1958) – IMDb Puanı: 8

Touch of Evil

Meksika sınırındaki bir Amerikan kasabasında yaşanan cinayet, insan kaçırma ve polis yolsuzluğunun karanlık hikâyesi anlatılmaktadır. ‘Noir’ türünün ilk öncülerinden olan filmi, Orson Welles yönetmiştir.
Fragman

40- The Night of the Hunter (1955) – IMDb Puanı: 8

The Night of the Hunter

Dinle kafayı bozmuş ve kendini rahip ilan etmiş bir adam, yakın zamanda ölen bir azılı suçlunun dul eşiyle evlenir. Ancak adamın amacı, azılı suçlunun ölmeden önce çaldığı parayı nereye gömdüğünü öğrenmektir. Adamın çocukları ise ağızlarını sıkı bir şekilde kapalı tutar.
Fragman

41- The Searchers (1956) – IMDb Puanı: 7,9

The Searchers (1956)

Amerika’daki İç Savaş’ta savaşmış emekli bir asker, yeğenini Komançiler’in elinden kurtarmak için yolculuğa çıkar.
Fragman

42- À bout de souffle / Breathless (1960) – IMDb Puanı: 7,9

Breathless

Küçük hırsızlıklar yapan bir adam, bir araba çalar. Ancak bu sırada istemeden de olsa bir polis memurunu öldürür. Yetkililerden kaçarken, genç bir gazetecilik öğrencisi olan Amerikan bir kadınla yeniden bir araya gelir. Fransa’dan İtalya’ya kaçmak isteyen adam, onunla beraber gelmesi için kadını da ikna etmeye çalışır. Jean-Luc Godard ve François Truffaut’nun Fransız Yeni Dalga (French New Wave) sinemasına yaptığı en büyük katkılardan biri bu film olmuştur. Romantik hikâyesi ve gerçekçi performanslarla donatılan film ayrıca teknik alanda ‘jumpcut’ tekniğini sinema perdelerine taşımıştır.
Fragman

43- Au hasard Balthazar (1966) – IMDb Puanı: 7,9

Au Hasard Balthazar

Kötü davranılan bir eşek ve onun etrafındaki kötü insanların hayatlarını anlatan film, Dostoyevski‘nin Budala romanının bir bölümünden uyarlanmıştır.
Fragman

44- L’avventura (1960) – IMDb Puanı: 7,9

L'Avventura

Akdeniz’de bir bot gezisi sırasında bir kadın kaybolur. Onu arama çalışmalarına başlayan sevgilisi ve en yakın arkadaşı zamanla birbirleriyle de yakınlaşacaktır.
Fragman

45- Playtime (1967) – IMDb Puanı: 7,9

playtime

Mösyö Hulot, çözemediği garip teknolojik aletlerle donatılmış Paris’te gezinmektedir. Bir grup Amerikan turistle bir araya gelmeye çalışacak, bir iş görüşmesine gidecek ancak kaybolacak ve hala inşaat halinde olan bir restoranın açılışına katılacaktır. Jacques Tati‘nin beyninden perdeye aktarılan film, eksantrik ve bir o kadar da ilginç bir karakter çalışması olmasının yanı sıra aynı zamanda insan ilişkilerinin de incelemesi olmuştur.
Fragman

46- L’Atalante (1934) – IMDb Puanı: 7,8

L'Atalante (1934)

Yeni evli çift Jean ve Juliette, kaptan olan Jean’in gemisine atlayarak geziye çıkarlar. Ancak kocasının tamamı erkek olan mürettebatıyla çok zaman geçirmesinden rahatsız olan Juliette, Paris’te inerek büyük şehrin heyecanını arar.
Fragman

47- Le mépris (1963) – IMDb Puanı: 7,6

Contempt (1963)

Senaryo yazarı Paul Javal’ın evliliği, eşinin bir film setindeki yapımcıyla yakınlaşmasıyla tehlikeye girer. Bu sırada Paul, hem sanatını hem de işini devam ettirmek zorundadır.
Fragman

48- Pierrot le Fou (1965) – IMDb Puanı: 7,6

Pierrot le Fou (1965)

Pierrot Paris’teki sıkıcı yaşamını geride bırakma isteğiyle Akdeniz sularına açılır. Yanında ise Cezayirli kiralık katiller tarafından kovalanan Marianne vardır. Alışılmışın dışında bir yaşam sürerler… her zaman kaçarak, yakalanmanın eşiğinde.
Fragman

49- Viaggio in Italia (1954) – IMDb Puanı: 7,4

Journey to Italy (1954)

Evliliklerinden mutlu olmayan bir çift, evliliklerine yeni bir hayat vermek ve neyin yürümediğini anlamak için Napoli’ye tatile çıkar.
Fragman

50- Gertrud (1964) – IMDb Puanı: 7,4

Gertrud (1964)

Sanatçıların ve müzisyenlerin dünyasından olan Gertrud, kocasını terk ederek besteci Erland Jansson ile bir ilişkiye başlar.
Fragman

51- Histoire(s) du cinéma (1989) – IMDb Puanı: 7,3

Histoire(s) du cinéma

Sekiz bölümlük bir belgesel olan film, sinema tarihini, sinemanın nasıl işlendiğini ve 20. yüzyılda ne durumda olduğunu anlatmaktadır. Sekiz bölümün tamamı da Jean-Luc Godard tarafından yapılmış ve yönetilmiştir.
Fragman

The post Klasik Filmler: Gelmiş Geçmiş En İyi 51 Klasik Kült Film appeared first on Beyin Yakan Bağımsız Sinema Platformu | oBicimSinema.com.

]]>
https://obicimsinema.com/klasik-filmler/feed/ 0
I’m Thinking of Ending Things / Her Şeyi Bitirmeyi Düşünüyorum (2020) – Film İncelemesi https://obicimsinema.com/im-thinking-of-ending-things/ https://obicimsinema.com/im-thinking-of-ending-things/#respond Sun, 06 Sep 2020 22:29:40 +0000 https://obicimsinema.com/?p=11993 The post I’m Thinking of Ending Things / Her Şeyi Bitirmeyi Düşünüyorum (2020) – Film İncelemesi appeared first on Beyin Yakan Bağımsız Sinema Platformu | oBicimSinema.com.

I’m Thinking of Ending Things Synecdoche, New York (2008) ve Anomalisa’dan (2015) sonra 3. kez yönetmen koltuğuna oturuşunu özlediğimiz yazar, yönetmen Charlie Kaufman, bu kez I’m Thinking of Ending Things (2020) ile zihin kırıntılarımızdan set inşa ediyor. Daha öncesinde Being John Malkovich (1999), Adaptation. (2002) ve Eternal Sunshine of the Spotless Mind (2004) ile gerçekliğin ve benliğin sorgulandığı kalemine konuk olduğumuz senarist ve yönetmen, bu kez Iain Reid‘ın aynı adlı romanından (2016) bir uyarlamayı bizlerle buluşturuyor. (Yazının buradan sonrası keyif […]

The post I’m Thinking of Ending Things / Her Şeyi Bitirmeyi Düşünüyorum (2020) – Film İncelemesi appeared first on Beyin Yakan Bağımsız Sinema Platformu | oBicimSinema.com.

]]>
The post I’m Thinking of Ending Things / Her Şeyi Bitirmeyi Düşünüyorum (2020) – Film İncelemesi appeared first on Beyin Yakan Bağımsız Sinema Platformu | oBicimSinema.com.

I’m Thinking of Ending Things

Synecdoche, New York (2008) ve Anomalisa’dan (2015) sonra 3. kez yönetmen koltuğuna oturuşunu özlediğimiz yazar, yönetmen Charlie Kaufman, bu kez I’m Thinking of Ending Things (2020) ile zihin kırıntılarımızdan set inşa ediyor. Daha öncesinde Being John Malkovich (1999), Adaptation. (2002) ve Eternal Sunshine of the Spotless Mind (2004) ile gerçekliğin ve benliğin sorgulandığı kalemine konuk olduğumuz senarist ve yönetmen, bu kez Iain Reid‘ın aynı adlı romanından (2016) bir uyarlamayı bizlerle buluşturuyor. (Yazının buradan sonrası keyif kaçırıcı detaylar içermektedir.)

Kasvetli, kırgın bir güzellik

Filmin ilk perdesi, yüzeyde, mutlu gibi gözüken ama aslında bir tarafın bu mutluluğu hep sorguladığı bir ilişkinin tanıtımıyla açılıyor. Film boyunca birden fazla isimle takdimine şahit olduğumuz Young Woman (Jessie Buckley) ve Jake (Jesse Plemons), Jake’in aile çiftliğinde (Toni Collette, David Thewlis) bir akşam yemeği yemek üzere yola çıkıyor. Yol boyunca kadının bir türlü kafasını toparlayamadığı içsel hesaplaşmaları ve konuşmaları, Jake’in sorularıyla bölünüp duruyor. Öyle ki, yine de bu yolculuğun, kafasını dağıtması için ona iyi geleceğini bile düşünüyoruz. Nihayet aile evine vardıklarında, hem ailenin garip davranışlarından hem de çeşitli zaman/mekan atlamalarından, bir şeylerin ters gittiğine dair hislerimiz tezahür etmeye başlıyor.

Çiftlikteki ölen küçükbaşların kar içinde bırakılmasına cevap olarak verilen tepkisizlik; alttan çürüyerek ölüme hazırlıksız yakalanan domuzların kaderinin doğal hayatın parçası olarak kabullenilişi; Jake’in kız arkadaşının, kendilerini/ilişkilerini tarif ederken birbirlerinin var oluşunu destekleyici unsur olarak görmesinden bahsetmesi, var olmak ve görülmek için onaylanmaya ihtiyacı olan, yaşlandıkça bu görülme ve onaylanma mekanizmasının çürümeye yüz tutmasıyla yüz yüze kalan bir birey ile ilgili sıkıntı duyan birilerinin olduğu sinyalini veriyor. Tüm bunlar sanki dışardaki gündelik dünyada yaşanıyor hissi verse de, o kapısı kilitlenen bodrum katta zihnin derinliklerine doğru yola çıkacağımızı hissetmeye başlıyoruz.

Düşünce akışının vücut bulmuş hali

Yemek masasında anladığımız kadarıyla, Jake ”kuzguna yavrusu şahin görünür” misali, özel bir çocuk olmasa da kız arkadaşına anlatılırken parlatılmaya çalışılan, vasıfsız, sıradan biri. Hatta bu yüzden bir arkadaşı olmasına bile şaşırıyor ailesi. Jake’in sinirbilim ile ilgilendiğini sandığımız kız arkadaşı ise, bir anda şair oluyor, ressam oluyor, nasıl istersek öyle oluyor. Belki de hepsidir diyerek önemsemiyoruz ilk perdede. Tüm bunlar olup biterken, paralelde, ilerde tanışacağımızı ya da Jake’in yaşlılığı olduğunu düşündüğümüz bir okul hademesinin de bakış açısını görüyoruz anlatılanlarla uyuşan sahnelerde. Ve ilk perdede gösterilen bir çok unsur, hikayenin düğüm ve çözüm bölümlerini oldukça aydınlatacak malzemeler de toplatıyor izleyene.

Kar bastırdıkça ve evden gitmeleri uzadıkça, değişik bir zaman girdabında olduğunu düşünmeye başlıyoruz evin. Jake’in ailesini genç, orta yaşlı, yaşlı ve ölüm döşeğinde gördüğümüz anlarda anne ve baba karakterlerin birbirleriyle bağlantıda olamadığını görebiliyoruz. Buna ek olarak, geliş yolunda kadının baştan sona seslendirdiği yeni şiirinin, Jake’in çocukluk odasındaki bir kitaptan alıntı olduğunu öğrendikten sonra tepkisiz kalışına şaşırıyoruz. Sanki hepsi bir hatırlamadan ibaret. Genç kadın artık kalkmak istese de, saplantılı bir düşünce kırıntısı gibi bir türlü ayrılamıyor bu çiftlik ziyaretinden.

En büyük düşman

Yavaş yavaş, en büyük düşmanın hafıza olduğunu hissetmeye başladığımız bu garip yolculuk, kışın, hiçliğin ve tipinin ortasında dondurma bile aldırıyor. Çocukken Jake’in en sevdiği marka olan dondurmacıya, şarkısını mırıldanarak gidiyorlar ama Jake sipariş bile veremiyor aşağılanma korkusundan. Sonrasında, bitiremedikleri dondurmalardan kurtulmak için Jake’in lisesine çöp atmaya uğruyorlar (yola atmadıklarına şaşırdınız değil mi?) ama en büyük çöpün Jake’in zihninde olduğunu gösteriyor okul bize.

Son perdede, film boyunca paralelde misafir olduğumuz zihnin aslında Jake’in kendi zihni olduğunu (en büyük destekleyici ipucu, Jake’in evin bodrum katındaki R harfli çamaşırını okuldaki hademede görmemiz sanırım) ve sevgilisi olarak gördüğümüz kadının aslında yapay bir anıdan ibaret olduğunu anlıyoruz. Keşkeleriyle dolu zihni, hem hapishanesi hem de lunaparkı Jake’in. Bir yandan ömrü boyunca yapamadıklarından pişman olurken, bir yandan da bunların yaşandığı paralel versiyonları hayal edip yeni anılar yaratarak kendini mutlu etmeye çalışıyor. Kar da burada, hem çığ gibi olursa kolaylıkla altında kalabileceğiniz, hem de çok kolay gelip geçen, eriyen düşünceleri simgeleyen güzel bir metafor olarak okunabilir.

Zincir dendiğinde köpeğin silkinirken tasmasından çıkan zincir sesi, arabada giderlerken mecaz anlamda ”üzerine gelme”den bahsettiklerinde yağan karın alt açıdan çekimi gibi senaryo ile geçişlerin mükemmel uyuşmasına hayran kaldığım uzun bir şiir I’m Thinking of Ending Things. Kitabını okumadım ama tüm uzunluğuna rağmen yaşattığı deneyimi sevdim. Benzerleri ve daha fazlası için meraklısını beyin yakan filmler listemize davet edelim.

Kaufman’ın da dediği gibi bazı güzellikler acımasızlıkları da beraberinde getiriyor ama her şeye rağmen bunlara karşı durup istediğimiz hayatı yaşamak bizim elimizde.

Özet
Yaşlanmaya ve pişmanlığa, düşünce akışının vücut bulmuş haliyle güzelleme yapan kocaman bir şiir, geç kalmış bir ağıt I'm Thinking of Ending Things.
OBİÇİM Puanı
78
IMDb Puanı
71
Okuyucu Derecelendirmesi6 Oy
64
75

The post I’m Thinking of Ending Things / Her Şeyi Bitirmeyi Düşünüyorum (2020) – Film İncelemesi appeared first on Beyin Yakan Bağımsız Sinema Platformu | oBicimSinema.com.

]]>
https://obicimsinema.com/im-thinking-of-ending-things/feed/ 0
Netflix’e Eylül 2020’de Gelecek Dizi ve Filmlerin Tam Listesi https://obicimsinema.com/netflix-eylul-2020/ https://obicimsinema.com/netflix-eylul-2020/#respond Sun, 06 Sep 2020 15:09:14 +0000 https://obicimsinema.com/?p=11984 The post Netflix’e Eylül 2020’de Gelecek Dizi ve Filmlerin Tam Listesi appeared first on Beyin Yakan Bağımsız Sinema Platformu | oBicimSinema.com.

Her Şeyi Bitirmeyi Düşünüyorum dahil Netflix Eylül takvimi Netflix’e Eylül 2020’de Gelecek Dizi ve Filmler Netflix‘te Eylül ayında dolu dolu yapımlar sinemaseverleri bekliyor. Iain Reid’in beğenilen romanından uyarlanan, Oscar ödüllü Charlie Kaufman (Sil Baştan) imzalı I’m Thinking of Ending Things; Friday Night Lights adlı yapımın arkasındaki vizyoner isimden, iki kez Oscar kazanan Hillary Swank’in başrolde olduğu duygu dolu bir sevgi ve fedakârlık hikâyesi Away; Adil olanla yozlaşmış olanı karşı karşıya getiren baştan çıkarıcı ve korkunç bir ortamı resmeden The Devil […]

The post Netflix’e Eylül 2020’de Gelecek Dizi ve Filmlerin Tam Listesi appeared first on Beyin Yakan Bağımsız Sinema Platformu | oBicimSinema.com.

]]>
The post Netflix’e Eylül 2020’de Gelecek Dizi ve Filmlerin Tam Listesi appeared first on Beyin Yakan Bağımsız Sinema Platformu | oBicimSinema.com.

Her Şeyi Bitirmeyi Düşünüyorum dahil Netflix Eylül takvimi

Netflix’e Eylül 2020’de Gelecek Dizi ve Filmler

Netflix‘te Eylül ayında dolu dolu yapımlar sinemaseverleri bekliyor. Iain Reid’in beğenilen romanından uyarlanan, Oscar ödüllü Charlie Kaufman (Sil Baştan) imzalı I’m Thinking of Ending Things; Friday Night Lights adlı yapımın arkasındaki vizyoner isimden, iki kez Oscar kazanan Hillary Swank’in başrolde olduğu duygu dolu bir sevgi ve fedakârlık hikâyesi Away; Adil olanla yozlaşmış olanı karşı karşıya getiren baştan çıkarıcı ve korkunç bir ortamı resmeden The Devil All the Time; American Horror Story’nin yaratıcılarının imzasını taşıyan ve Sarah Paulson’ın başrolde olduğu Ratched gibi bir çok heyecan verici yapım bizleri bekliyor.

Netflix Orijinal Dizileri

Atiye: 2. Sezon (10/09/2020)

Farklı bir dünyayla karşı karşıya olan Atiye, kaderinde yazılı olanları gerçekleştirmek için zamanla yarışırken Serdar’ın arkasındaki gizemli örgüt, geleceği tehdit eder.

Ratched (18/09/2020)

Guguk Kuşu’ndaki efsanevi ve unutulmaz Hemşire Ratched karakterinden ilham alınarak yaratıldı. Merhameti hak ediyorsunuz. Dünyanın en iz bırakan karakterlerinden biri olan Hemşire Ratched’ın hikâyesine tanıklık edin. American Horror Story’nin yaratıcılarının imzasını taşıyan dizide Sarah Paulson başrolde.

Away (04/09/2020)

Emma Green, uluslararası bir mürettebatla Mars’a gitmek için tehlikeli bir misyona çıkarken kocasını ve ergenlik çağındaki kızını arkasında bırakmak zorunda kalır.

The Last Word (17/09/2020)

Bir kadın, kocasının ölümünden sonra ailesini ve arkadaşlarını şaşırtarak profesyonel bir anma konuşmacısı olur. Bu sayede yeni bir enerji kaynağı ve yaşama arzusu bulur.

Baby: 3.Sezon (16/09/2020)

Roma’nın seçkin bir mahallesindeki bir lisede kendi yerlerini bulmakta zorlanan ve aşkı arayan Chiara ve Ludovica, beklenmedik bir arkadaşlık kurar.

Netflix Orijinal Filmleri

Enola Holmes (23/09/2020)

Sherlock’un genç kız kardeşi Enola Holmes, annesinin kaybolduğunu öğrenince onu bulmak için kendi başına süper dedektiflik yapmaya başlar ve ünlü ağabeyine üstün gelir.

The Devil All the Time (16/09/2020)

Ölüm döşeğindeki eşini kurtarmak için her şeyi göze alan bir adam, duadan ve daha ekstrem şeylerden medet umar. Tom Holland ve Bill Skarsgård bu gotik dramın başrolünde.

Knockemstiff, Ohio’da ve yakınlarındaki ormanlarda tekinsiz bir vaiz (Robert Pattinson), sapkın bir çift (Jason Clarke ve Riley Keough) ve yozlaşmış bir şerif (Sebastian Stan) gibi uğursuz karakterler, kendisini ve ailesini tehdit eden şeytani güçlerle savaşan genç Arvin Russell’ın (Tom Holland) etrafında birleşir. 2. Dünya Savaşı ile Vietnam Savaşı arasındaki dönemi kapsayan, Antonio Campos imzalı film THE DEVIL ALL THE TIME, adil olanla yozlaşmış olanı karşı karşıya getiren baştan çıkarıcı ve korkunç bir ortamı resmediyor. Bill Skarsgård, Mia Wasikowska, Harry Melling, Haley Bennett ve Pokey LaFarge’ın başrolleri paylaştığı bu sürükleyici, ince ince örülmüş hikâye, Donald Ray Pollock’ın ödüllü romanından uyarlandı.

Her Şeyi Bitirmeyi Düşünüyorum (04/09/2020)

Yeni erkek arkadaşına dair kuşkuları olan bir kadın, anne babasıyla tanışmak için onunla ailesinin ücra çiftliğine gider. Ama hiçbir şey göründüğü gibi değildir.

Minnoşlar (09/09/2020)

11 yaşındaki Amy, twerk yapan bir dans grubuna hayran kalır. Onlara katılma umuduyla dişiliğini keşfetmeye başlayarak aile geleneklerine meydan okur. (Film ülkemizde gösterime girmeyebilir)

Netflix Orijinal Belgeselleri

Whose Vote Counts, Explained (28/09/2020)

Güçlü bağışçılar, şirketler, Seçiciler Kurulu tarafından çeşitli yöntemlerle ABD’deki seçimlere hile karıştırılmasına dair korkular ele alınıyor.

Chef’s Table: BBQ (02/09/2020)

Emmy adayı yemek programı bu kez ABD, Avustralya ve Meksika’dan başarılı şeflerle barbekü sanatına odaklanıyor.

Challenger: Son Uçuş (16/09/2020)

Daha önce dokuz kez fırlatılıp iniş yapan Challenger uzay mekiği, 28 Ocak 1986’daki 10. kalkışından 73 saniye sonra infilak etti ve mekikteki 7 kişi hayatını kaybetti.

Netflix Orijinal Aile & Çocuk

Jurassic Park Kretase Kampı (18/09/2020)

Nublar Adası’nın diğer tarafındaki bir macera kampına katılan altı genç, dinozorlar adada terör estirmeye başladığında el ele vermelidir.

The post Netflix’e Eylül 2020’de Gelecek Dizi ve Filmlerin Tam Listesi appeared first on Beyin Yakan Bağımsız Sinema Platformu | oBicimSinema.com.

]]>
https://obicimsinema.com/netflix-eylul-2020/feed/ 0
Tayvan Filmleri: En İyi 19 Tayvan Yapımı Romantik Komedi ve Dram https://obicimsinema.com/tayvan-filmleri/ https://obicimsinema.com/tayvan-filmleri/#respond Sun, 16 Aug 2020 17:44:06 +0000 https://obicimsinema.com/?p=11947 The post Tayvan Filmleri: En İyi 19 Tayvan Yapımı Romantik Komedi ve Dram appeared first on Beyin Yakan Bağımsız Sinema Platformu | oBicimSinema.com.

Tayvan Filmleri Romantik, tarihi ve fantastik temalı Tayvan dizileri önerilerini derlediğimiz listemizden sonra bu kez da romantik komedi ve dram ağırlıklı Tayvan filmleriyle karşınızdayız. 1- Gu ling jie shao nian sha ren shi jian (1991) – IMDb Puanı: 8,4 Gerçek bir hikâyeden esinlenilen filmde, 14 yaşındaki bir gencin kız arkadaşı, birbirine düşman iki çeteden birinin lideriyle belirsiz bir nedenden dolayı çatışmaya girer. Bu çatışma ise şiddetli bir sona doğru gitmektedir. Fragman 2- Yi yi (2000) – IMDb Puanı: 8,2 Taipei’de […]

The post Tayvan Filmleri: En İyi 19 Tayvan Yapımı Romantik Komedi ve Dram appeared first on Beyin Yakan Bağımsız Sinema Platformu | oBicimSinema.com.

]]>
The post Tayvan Filmleri: En İyi 19 Tayvan Yapımı Romantik Komedi ve Dram appeared first on Beyin Yakan Bağımsız Sinema Platformu | oBicimSinema.com.

Tayvan Filmleri

Romantik, tarihi ve fantastik temalı Tayvan dizileri önerilerini derlediğimiz listemizden sonra bu kez da romantik komedi ve dram ağırlıklı Tayvan filmleriyle karşınızdayız.

1- Gu ling jie shao nian sha ren shi jian (1991) – IMDb Puanı: 8,4

Gu ling jie shao nian sha ren shi jian

Gerçek bir hikâyeden esinlenilen filmde, 14 yaşındaki bir gencin kız arkadaşı, birbirine düşman iki çeteden birinin lideriyle belirsiz bir nedenden dolayı çatışmaya girer. Bu çatışma ise şiddetli bir sona doğru gitmektedir.
Fragman

2- Yi yi (2000) – IMDb Puanı: 8,2

Yi Yi

Taipei’de yaşayan orta sınıf bir ailenin bireyleri, geçmişteki ve günümüzdeki ilişkilerindeki anlaşmazlıklara bir çözüm aramaktadır. Yi Yi, listemizin ilk iki sırasında bulunan filmlerin yönetmeni Edward Yang’in hayatını kaybetmeden önceki son uzun metraj filmi olmuştur.
Fragman

3- Lu bing hua (1989) – IMDb Puanı: 8

Lu bing hua

Genç bir güzel sanatlar öğretmeni olan Kuo, küçük bir kasabada öğretmenlik yapmak için görevlendirilir. Burada ise fakir ve dersleri o kadar iyi olmayan fakat bir resim dehası olan sekiz yaşındakı Ah-Ming ile yolları kesişir.
Fragman

4- A City of Sadness (1989) – IMDb Puanı: 7,9

A City of Sadness

Dört erkek kardeşin karmaşık hayatlarını konu alarak bir aile dramı ortaya koyan film, aynı zamanda 1945’te Japonya’nın Tayvan’ı kontrol altından çıkartmasıyla da savaş dönemine de odaklanır.
Fragman

5- Wu yan de shan qiu (1992) – IMDb Puanı: 7,9

Wu yan de shan qiu

1920’lerde Tayvan Japonya’nın kolonisiyken, Chiu-Fen adlı küçük bir kasaba altın madenleriyle ünlenir. Ev sahiplerinin kontrolünden kaçan Chu ve Wei, bir gün zengin olmayı ve kendi topraklarına sahip olmayı umarak Chiu-Fen’deki altın bulma mücadelesine katılır.
Fragman

6- Li ti qi bing (1989) – IMDb Puanı: 7,9

The 3-D Army

Hello Dracula serisinin beşinci filmi olan The 3D Army, hayalet avcısı kung-fu ustası Ten-Ten ve arkadaşları Blackie, Dragonfly ve On-On’un maceralarını konu alır. Seri korku komedi türünde olup Tayvan’da bir kült eser de olmuştur.
Fragman

7- Wo hu cang long (2000) – IMDb Puanı: 7,8

Crouching Tiger, Hidden Dragon

Genç Çinli bir savaşçı, ünlü bir kılıç ustasından kılıç çalar ve gizemli bir adamla ülkenin sınırında romantik bir maceraya atılır. Ang Lee’nin yönetmenliğindeki film tam dört dalda Oscar ödülünü alırken, En İyi Film ve En İyi Yönetmen kategorileri de dahil tam 10 dalda aday olmuştur.
Fragman

8- Yin shi nan nu (1994) – IMDb Puanı: 7,8

Yin shi nan nu

Tecrübeli bir şef, üç kızı ile birlikte yaşamaktadır. Ortanca kızının gelecek planları, beklenmedik olaylardan ve evdekilerin hayatlarındaki değişikliklerden etkilenecektir.
Fragman

9- Kong bu fen zi (1986) – IMDb Puanı: 7,8

Kong bu fen zi

Tayvan’ın başkenti Taipei’de yaşayan ve hayatları birbirlerini etkileyen üç çiftin yaşadığı doğaüstü bir gizemi anlatmaktadır.
Fragman

10- Kano (2014) – IMDb Puanı: 7,8

Kano

Tayvan’da bir lise beyzbol takımı, 1931’de ulusal bir turnuvada yarışmak için Japonya’ya gider. Bu dönemde Japonya tarafından kolonileştirilmiş olduğu için beyzbol takımı ve rakipleri arasında bitmeyen bir gerginlik vardır.
Fragman

11- Qing mei zhu ma (1985) – IMDb Puanı: 7,7

Qing mei zhu ma

Eski bir beyzbol oyuncusu ve bir kumaş işletmesinin operatörü olan Lung, geçmiş kariyerinin ihtişamına özlem duymaktadır. Bir gün, beyzbolu bırakarak taksi şoförlüğü yapmaya başlayan eski bir takım arkadaşına rastlar. İkili birlikte eski zamanları yad eder ve kaybettikleri şeyleri düşünürler. Lung, geleneksel bir ailede yetişmiş bir iş kadını olan çocukluk aşkı Ah-chin ile yaşamaktadır. Ancak Lung, Ah-chin’i başka bir kadınla aldatmaktadır. Ah-chin ise bundan haberdardır ve hayatını da buna göre devam ettirecektir.
Fragman

12- Dust in the Wind (1986) – IMDb Puanı: 7,7

Dust in the Wind

Genç bir çift, madencilikle geçinen kasabalarından endüstriyel bir girdap olan başkent Taipei’ye taşınmak için yola çıkar.
Fragman

13- A Time to Live and a Time to Die (1985) – IMDb Puanı: 7,7

A Time to Live and a Time to Die

Yönetmen Hou Hsiao-Hsien’in babasının, annesinin ve büyükannesinin ölümlerini, Tayvan’da geçen çocukluğunu ve ergenliğini anlatan yarı otobiyografik film, Hou’nun ‘Coming-of-Age’ Üçlemesi olarak adlandırdığı serinin ilk filmi olmuştur.
Fragman

14- A Summer at Grandpa’s (1984) – IMDb Puanı: 7,7

A Summer at Grandpa's

Büyükanne ve büyükbabalarıyla kasaba hayatı yaşayarak bir yaz geçiren iki kardeşin çocukluktan gençliğe geçiş öyküsünü anlatan film, Hou’nun ‘Coming-of-Age’ Üçlemesi’nde ikinci film olarak yer almıştır.
Fragman

15- Tian xia di yi (1983) – IMDb Puanı: 7,7

All the King's Men

MÖ 10. yüzyılda geçen film, Tayvan İmparatoru’nun hastalığına odaklanmaktadır. İmparator, Ölümsüz Li adında birinden aldığı ilaçlarla iyileştiğini sanarken, aslında daha da kötüye gitmektedir.
Fragman

16- Xi yan (1993) – IMDb Puanı: 7,6

The Wedding Banquet

Eşcinsel bir adam, onu evlenmesi için baskılayan ailesini susturmak adına kiracısıyla anlaşarak evlenir. Ancak ailesi onu ziyarete gelince kaos başlar.
Fragman

17- Na xie nian, wo men yi qi zhui de nu hai (2011) – IMDb Puanı: 7,6

You Are the Apple of My Eye

Özel okula giden yakın arkadaş grubundaki herkes, okulun yıldız öğrencisi Shen Jiayi’ye aşık olur. Grupta aşık olmadığını iddia eden tek kişi Ke Jingteng olmuştur fakat onun da hisleri zamanla değişmeye başlayacaktır.
Fragman

18- Qing shao nian nuo zha (1992) – IMDb Puanı: 7,6

Rebels of the Neon God

Taipei’in koşuşturmacası ve kalabalığı altında ezilmeden durmaya çalışan dört genç yalnızlık ve varoluşsal krizlerle uğraşmaktadır. Aynı zamanda bir dizi ciddi olmayan suça bulaşan gençlerin her biri bu büyük şehirde ötekileştirilmeyi tadacaktır.
Fragman

19- The Great Buddha+ (2017) – IMDb Puanı: 7,6

The Great Buddha +

Gece bekçisi Pickle ve iş arkadaşı Belly Bottom’ın televizyonları bozulur. Daha sonra patronlarının gizli bir videosunu bulmalarıyla hayatları değişecektir.
Fragman

The post Tayvan Filmleri: En İyi 19 Tayvan Yapımı Romantik Komedi ve Dram appeared first on Beyin Yakan Bağımsız Sinema Platformu | oBicimSinema.com.

]]>
https://obicimsinema.com/tayvan-filmleri/feed/ 0
Denizaltı Filmleri: Tüm Zamanların En İyi 21 Denizaltı Filmi https://obicimsinema.com/denizalti-filmleri/ https://obicimsinema.com/denizalti-filmleri/#respond Sun, 16 Aug 2020 15:02:21 +0000 https://obicimsinema.com/?p=11920 The post Denizaltı Filmleri: Tüm Zamanların En İyi 21 Denizaltı Filmi appeared first on Beyin Yakan Bağımsız Sinema Platformu | oBicimSinema.com.

Denizaltı Filmleri 1- Das Boot (1981) – IMDb Puanı: 8,3 Wolfgang Peterson’ın 2,5 saatlik başyapıtı, II. Dünya Savaşı‘nın ortasında kalan bir Alman gemisinin klostrofobik iç dünyasını inceliyor. Savaşın gerçekliğini ve ağırlığını yansıtan film, geminin içindeki sıkkınlığı, pisliği ve savaşın korkusunu da işlemiştir. Fragman 2- The Hunt for Red October (1990) – IMDb Puanı: 7,6 Kasım 1984. Sovyetler Birliği’nin en başarılı denizaltı kaptanlarından biri kuralları çiğnediği gerekçesiyle Amerika Birleşik Devletleri’ne kaçar. Burada sakin bir hayata mı başlayacak yoksa Sovyetler ve Amerika’nın […]

The post Denizaltı Filmleri: Tüm Zamanların En İyi 21 Denizaltı Filmi appeared first on Beyin Yakan Bağımsız Sinema Platformu | oBicimSinema.com.

]]>
The post Denizaltı Filmleri: Tüm Zamanların En İyi 21 Denizaltı Filmi appeared first on Beyin Yakan Bağımsız Sinema Platformu | oBicimSinema.com.

Denizaltı Filmleri

1- Das Boot (1981) – IMDb Puanı: 8,3

das-boot

Wolfgang Peterson’ın 2,5 saatlik başyapıtı, II. Dünya Savaşı‘nın ortasında kalan bir Alman gemisinin klostrofobik iç dünyasını inceliyor. Savaşın gerçekliğini ve ağırlığını yansıtan film, geminin içindeki sıkkınlığı, pisliği ve savaşın korkusunu da işlemiştir.
Fragman

2- The Hunt for Red October (1990) – IMDb Puanı: 7,6

The Hunt for Red October (1990)

Kasım 1984. Sovyetler Birliği’nin en başarılı denizaltı kaptanlarından biri kuralları çiğnediği gerekçesiyle Amerika Birleşik Devletleri’ne kaçar. Burada sakin bir hayata mı başlayacak yoksa Sovyetler ve Amerika’nın durulan Soğuk Savaş gerginliğini tekrardan mı ateşe verecek?
Fragman

3- The Abyss (1989) – IMDb Puanı: 7,6

The Abyss (1989)

Sivil bir dalış ekibi, denizin derinliklerinde kaybolan bir nükleer denizaltı için arama çalışmalarına başlar. Ancak Dünya’dan olmayan canlıları barındıran denizin derinlikleri, ekibin hem akıl sağlığını hem de hayatını tehlikeye sokacaktır.
Fragman

4- The Enemy Below (1957) – IMDb Puanı: 7,5

The Enemy Below (1957)

II. Dünya Savaşı sırasında bir Amerikan denizaltısı bir Alman gemisiyle karşı karşıya gelir. Her geminin kaptanı da işinde çok başarılıdır. Böylece okyanusta süregelen bir kedi fare oyunu başlar.
Fragman

5- Crimson Tide (1995) – IMDb Puanı: 7,3

Crimson Tide (1995)

Film, içinde nükleer füzeler bulunan bir Amerikan denizaltısında, füzeleri atmaya hevesli tecrübeli kaptan ile savaş başlatmamaya çalışan acemi bir askerin mücadelesini anlatıyor. Deneyimli kaptanı Gene Hackman oynarken, acemi askeri Denzel Washington canlandırmıştır. Filmin yönetmenliğini de 90’lara damga vuran aksiyon filmleriyle tanıdığımız Tony Scott yapmıştır.
Fragman

6- Run Silent Run Deep (1958) – IMDb Puanı: 7,3

Run Silent Run Deep (1958)

Vatansever olan Amerikan bir denizaltı komutanı, Japon gemilerini batırmakla kafayı bozmuştur. Ancak bütün mürettebatı ona karşıdır ve zaten sürmekte olan savaşın daha çok can kaybıyla büyümesini istemez. Clark Gable ve Burt Lancaster gibi Hollywood’un parlak dönemi olan 1950’lerde yıldızlaşan iki büyük isim filmin başrollerini üstlenmiştir.
Fragman

7- 20,000 Leagues Under the Sea (1954) – IMDb Puanı: 7,2

20,000 Leagues Under the Sea (1954)

Birkaç geminin gizemli batışını incelemekle görevlendirilen bir gemi, okyanusta Nautilus adındaki gelişmiş bir denizaltıyla karşılaşır. Bu denizaltının kaptanı da Kaptan Nemo adında eksantrik bir adamdır. Jules Verne aynı isimli ünlü romandan uyarlanan film, Kirk Douglas ve James Mason gibi ünlü aktörleri kadrosunda bulundurmuştur.
Fragman

8- Le chant du loup (2019) – IMDb Puanı: 6,9

The Wolf's Call (2019)

Yakın gelecekte, bir Fransız nükleer denizaltısının kaderi duyduğu her sesi algılayıp tanıyabilen bir adamın ellerine bırakılmıştır. Ancak yaptığı bir hatanın sonucu bütün görevi ve denizaltında bulunan bütün mürettebatı tehlikeye atacaktır.
Fragman

9- K-19: The Widowmaker (2002) – IMDb Puanı: 6,7

The Widowmaker (2002)

İlk görevinde başarılı olamayan Rusya’nın ilk nükleer denizaltısı, nükleer bir felaket yaratmanın eşiğine gelmiştir. Mürettabatı ise dünyanın tekrardan bir nükleer saldırı haline geçmemesi için bütün gücüyle çırpınır. Harrison Ford’un başrolünü üstlendiği filmin yönetmenliğini, 90’lı yıllarda Point Break ve Strange Days gibi aksiyon yüklü filmlerle duyuran Kathryn Bigelow yapmıştır.
Fragman

10- The Hunley (1999) – IMDb Puanı: 6,7

The Hunley (1999)

1864 Charleston işgali sırasında Amerika Konfedere Devletleri’nin H.L. Hunley adındaki denizaltısı, bir düşman savaş gemisini batıran ilk denizaltı olacaktır.
Fragman

11- 72 metra (2004) – IMDb Puanı: 6,7

72 Meters (2004)

Okyanusun 72 metre altında çakılı kalan bir Rus denizaltısı için her saniyenin değeri artacaktır. Mürettebat ve yolcular arasındaki gerginlik de artarken hayatlarına karşı bir zaman yarışına gireceklerdir.
Fragman

12- Hunter Killer (2018) – IMDb Puanı: 6,6

Hunter Killer (2018)

Okyanusa yeni açılan bir Amerikan denizaltısı, deniz kuvvetleriyle işbirliğine girerek Rus generaller tarafından rehin alınmış Rusya Başkanı’nı kurtarma çalışmalarına girişir.
Fragman

13- U-571 (2000) – IMDb Puanı: 6,6

U-571 (2000)

Bir Alman denizaltısına sızan Amerikan askerleri, Almanya’nın sahip olduğu kod çözme makinesini çalmaya çalışır. Matthew McConaughey, Bill Paxton, Harvey Keitel ve Jon Bon Jovi isimlerin boy gösterdiği film hem sinema eleştirmenleri tarafından hem de gişe hasılatı açısından istediği başarıyı elde edememiştir.
Fragman

14- Kursk (2018) – IMDb Puanı: 6,6The Command (2018)

2000 yılında gerçekleşen Kursk denizaltı felaketini konu alan film, olayın sonrasında yaşanan hükümet ihmalkârlığını da gözler önüne serer. Denizaltı mürettebatı canını kurtartmaya çalışırken, aileleri de siyasi engelleri aşmaya çalışarak onları kurtarmaya çalışacaktır.
Fragman

15- Ice Station Zebra (1968) – IMDb Puanı: 6,6

Ice Station Zebra (1968)

Kuzey Kutbu’nda mahsur kalan bir haber ekibi kurtarma çalışmaları USS Tigerfish adındaki bir nükleer denizaltının görevi almasıyla hızlanır. Ancak dayanılmaz soğukla mücadele eden ekibin çok zamanı yoktur ve denizaltı da mürettebatı kurtarmak için zamana karşı bir yarışa girecektir.
Fragman

16- Above Us the Waves (1955) – IMDb Puanı: 6,6

Above Us the Waves (1955)

Film, II. Dünya Savaşı sırasında bir Norveç fiyordunda gerçekleşen gerçek bir çatışmayı anlatmaktadır. Çatışma, İngiliz denizaltıları ve ‘Tirpitz’ adında bir büyük Alman savaş gemisi arasında çıkmıştır.
Fragman

17- Ghostboat (2006) – IMDb Puanı: 6,5

Ghostboat (2006)

II. Dünya Savaşı sonunda yalnızca bir mürettebatı hayatta kalarak kaybolan bir İngiliz denizaltısı, 40 sene sonra tekrardan su yüzüne çıkıyor. Savaşta kurtulan tek mürettebat yeni bir ekiple denizaltıya tekrardan gidiyor. Denizaltı 40 sene sonra su yüzüne çıkmış olsa da orada hayatını kaybeden mürettebatın ruhu hala canlı bir şekilde durmaktadır.
Fragman

18- Black Sea (2014) – IMDb Puanı: 6,4

Black Sea (2014)

Eski çalıştığı yere geri dönebilmek için kendini kanıtlamaya çalışan bir denizaltı kaptanı, belirsiz kaynaklardan gelen bir görevi alır. Görev ise Karadeniz’in derinliklerinde altın yüklü olduğu söylenen batan bir denizaltını ortaya çıkarmaktır.
Fragman

19- Torpedo Run (1958) – IMDb Puanı: 6,4

Torpedo Run (1958)

Amerikan bir denizaltı kaptanı, içinde mahkumların da bulunduğu bir Japon gemisini bombalamaya zorlanır. Ancak kendi içinde savaşın doğruluğunu ve suçlu insanlar kadar masum insanları da öldürmenin nelere yol açabileceğini sorgulaması gerekmektedir.
Fragman

20- In Enemy Hands (2004) – IMDb Puanı: 6

In Enemy Hands (2004)

Bir Amerikan denizaltısındaki mürettebat, denizaltı batmadan bir Alman gemisi tarafından kurtarılır. Ancak patlak veren menenjit salgını açık okyanusta bir gemide birleşen iki mürettebatın da hayatını tehlikeye atacaktır.
Fragman

21- Underwater (2020) – IMDb Puanı: 5,8

Underwater (2020)

Dünya üzerinde bilinen en derin nokta olan Mariana Çukuru’nda kazma çalışmaları yapan bir grup okyanus araştırmacısı, meydana gelen bir deprem sonrasında bütün tesislerinin yıkılışını durdurmaya çalışacaktır.
Fragman

The post Denizaltı Filmleri: Tüm Zamanların En İyi 21 Denizaltı Filmi appeared first on Beyin Yakan Bağımsız Sinema Platformu | oBicimSinema.com.

]]>
https://obicimsinema.com/denizalti-filmleri/feed/ 0
Jean Seberg Filmleri: Yeni Dalganın İkonu Jean Seberg’in En İyi 17 Filmi https://obicimsinema.com/jean-seberg-filmleri/ https://obicimsinema.com/jean-seberg-filmleri/#respond Sun, 09 Aug 2020 19:42:09 +0000 https://obicimsinema.com/?p=11895 The post Jean Seberg Filmleri: Yeni Dalganın İkonu Jean Seberg’in En İyi 17 Filmi appeared first on Beyin Yakan Bağımsız Sinema Platformu | oBicimSinema.com.

Jean Seberg Filmleri 41 yıllık kısa yaşamına dolu dolu 35 rol sığdıran, Fransız Yeni Dalga’sının zarif ve ikon oyuncularından Jean Seberg’in en iyi 17 performansını derledik. Sizin favoriniz hangisi? 1- À bout de souffle / Breathless (1960) – IMDb Puanı: 7,9 Küçük hırsızlıklar yapan bir adam, bir araba çalar. Ancak bu sırada istemeden de olsa bir polis memurunu öldürür. Yetkililerden kaçarken, genç bir gazetecilik öğrencisi olan Amerikan bir kadınla yeniden bir araya gelir. Fransa’dan İtalya’ya kaçmak isteyen adam, onunla beraber […]

The post Jean Seberg Filmleri: Yeni Dalganın İkonu Jean Seberg’in En İyi 17 Filmi appeared first on Beyin Yakan Bağımsız Sinema Platformu | oBicimSinema.com.

]]>
The post Jean Seberg Filmleri: Yeni Dalganın İkonu Jean Seberg’in En İyi 17 Filmi appeared first on Beyin Yakan Bağımsız Sinema Platformu | oBicimSinema.com.

Jean Seberg Filmleri

41 yıllık kısa yaşamına dolu dolu 35 rol sığdıran, Fransız Yeni Dalga’sının zarif ve ikon oyuncularından Jean Seberg’in en iyi 17 performansını derledik. Sizin favoriniz hangisi?

1- À bout de souffle / Breathless (1960) – IMDb Puanı: 7,9

À bout de souffle

Küçük hırsızlıklar yapan bir adam, bir araba çalar. Ancak bu sırada istemeden de olsa bir polis memurunu öldürür. Yetkililerden kaçarken, genç bir gazetecilik öğrencisi olan Amerikan bir kadınla yeniden bir araya gelir. Fransa’dan İtalya’ya kaçmak isteyen adam, onunla beraber gelmesi için kadını da ikna etmeye çalışır. Jean-Luc Godard ve François Truffaut’nun Fransız Yeni Dalga (French New Wave) sinemasına yaptığı en büyük katkılardan biri bu film olmuştur. Romantik hikâyesi ve gerçekçi performanslarla donatılan film ayrıca teknik alanda ‘jumpcut’ tekniğini sinema perdelerine taşımıştır.
Fragman

2- Congo vivo (1962) – IMDb Puanı: 7,2

Congo vivo (1962)

Kongo’da 1960-1965 arası gerçekleşen devrim sırasında işini yerine getirmeye çalışan İtalyan bir gazeteci, Kongo’da bulunan Belçikalı bir iş adamının eşine aşık olur.

3- Die Wildente / The Wild Duck (1976) – IMDb Puanı: 7,2

die weldente

Film, tiyatroya modernizmi getiren yazarlardan olan Henrik Ibsen’in aynı isimli 1884 yılındaki oyunundan adapte edilmiştir. Bir anne, egomanyak kocası ve her geçen gün özgürlüğünün elinden alındığı hisseden kızlarının ilişkilerini anlatan film, Jean Seberg ile beraber yakın zamanda kaybettiğimiz usta oyuncu Bruno Ganz’ı buluşturmuştur.

4- The Mouse That Roared (1959) – IMDb Puanı: 7

The Mouse That Roared (1959)

Amerika’yla savaşa girerek yenilmeyi ancak bu sırada belirli ülkelerden yardım toplamayı amaçlayan gelişmemiş bir ülke, savaşı kazandıktan sonra bütün planlarının alt üst olduğunu görür. Peter Sellers’ın parladığı filmlerden biri olan The Mouse That Roured, ayrıca Jean Seberg’in de rol aldığı nadir komedi filmlerinden olmuştur.
Fragman

5- Les hautes solitudes (1974) – IMDb Puanı: 7,1

Les hautes solitudes (1974)

Philip Garrel’in Seberg’in hayatına odaklandığı belgesel film, aynı zamanda Friedrich Nietzsche’nin Der Antichrist (Deccal) kitabından da ilham almıştır.
Fragman

6- Le bleu des origines (1979) – IMDb Puanı: 7,1

le bleu des origines

Jean Seberg ile birden fazla defa deneysel filmlerle kendini gösteren Philippe Garrel, bu listede de kendini gösterdi. Yalnızca 52 dakikalık kısa bir film olan Le bleu des origines, gerçeklik üzerine yoğunlaşmıştır. Bir binanın tepesinde gökyüzünü izleyen bir adam ve esen rüzgara karşı kitabına okuyan bir kadının hikâyesidir.
Fragman

7- Bonjour tristesse (1958) – IMDb Puanı: 6,9

bonjour tristesse

Zengin playboy babasıyla yaşayan genç Cecile, babasının sevgililerinden birinin eve yerleşmesiyle hem yaşam biçiminin hem hayat standartlarının hem de babasıyla ilişkisinin ne kadar değişeceğini görecektir.
Fragman

8- Lilith (1964) – IMDb Puanı: 6,9

Lilith (1964)

Savaştan döndükten sonra bir akıl hastanesinde çalışmaya başlayan bir asker (Warren Beatty), hastalardan biri olan güzel ancak bir o kadar da ‘eksantrik’ olan Lilith (Jean Seberg) ile tanışır.
Fragman

9- La ligne de démarcation (1966) – IMDb Puanı: 6,9

Line of Demarcation (1966)

Fransa’da bulunan küçük bir kasaba olan Jura, ortasından geçen bir nehirle ikiye bölünmüştür. Bir tarafından Naziler tarafından işgal edip ele geçirilen Fransa, diğer tarafta ise özgürlük bölgesi.
Fragman

10- L’attentat (1972) – IMDb Puanı: 6,8

The Assassination (1972)

Kuzey Afrika’da gerçekleşen başarılı bir darbe sonrası, isyancılar Avrupa’ya kaçar. Ancak Fransa’da aradıkları huzur onların olmayacak ve hayatları siyasi müdahaleler ile riske girmeye devam edecektir.

11- Let No Man Write My Epitaph (1960) – IMDb Puanı: 6,8

Let No Man Write My Epitaph (1960)

Film, Humphrey Bogart’ın başrolünde oynadığı 1949 yapımı Knock on Any Door filminin devam hikâyesini anlatmaktadır. Chicago’da bir apartmanda bulunan komşular babası elektrikli sandalyede idam edilen bir adamın da hapse atılıp idam cezasına çarptırılmaması için uğraşır.
Fragman

12- Ondata di calore (1970) – IMDb Puanı: 6,7

Dead of Summer (1970)

Joyce (Jean Seberg), Fas’taki lüks evinde yalnızdır. Güçlü bir sıcak hava dalgası ülkeye vurmuştur, Joyce serinlemeye çalışırken panik ataklar ve cinsel aydınlanmalar tecrübe edecektir. Evinde bir parti verir, sahile gider ve doktora gider. Ancak kafasında cevabını veremediği bir soru vardır: Kocası nereye kaybolmuştur?
Fragman

13- In the French Style (1963) – IMDb Puanı: 6,7

In the French Style

Paris’te eğitim gören genç bir güzel sanatlar öğrencisinin alması gereken bir karar vardır: Fransa’da erkek arkadaşıyla kalmak ya da Amerika’ya zengin babasının yanına dönmek.
Fragman

14- Les grandes personnes (1961) – IMDb Puanı: 6,6

Time Out for Love (1961)

Bir moda tasarımcısı olan Michèle, sevgilisi tarafından terk edildikten sonra kendini öldürmeye çalışır. Doktoru ve Amerikan bir hemşire tarafından kurtarılan kadın, daha sonra evine döner. Genç hemşire Ann, Michèle’e göz kulak olmak için aynı eve taşınır.
Fragman

15- Paint Your Wagon (1969) – IMDb Puanı: 6,6

Paint Your Wagon (1969)

İlginç bir Broadway müzikalinden beyaz perdeye uyarlanan filmde, altın bulmak için madenlerde çalışan iki adam, kasabaya gelen poligamist ve Mormon bir kadınla birlikte bir aile kurmaya çalışır.
Fragman

16- Airport (1970) – IMDb Puanı: 6,6

Airport (1970)

Kalkış yapan bir uçaktaki yolculardan biri bir bomba taşımaktadır. İniş yapmaları gereken havaalanı ise soğuk bir kışla gelen bir kar fırtınasıyla kapalıdır. Uçağın içindeki yolcuların da bombayla birlikte ilgilenmeleri gereken kişisel sorunları da doğacaktır. Burt Lancaster, Dean Martin ve Jean Seberg gibi yıldızlardan oluşan bir kadroya sahip olan film, ilk ‘blockbuster’ türündeki filmlerden biri olmuştur.
Fragman

17- Saint Joan (1957) – IMDb Puanı: 6,4

Saint Joan (1957)

1456 yılında Fransa Kralı 7. Charles 17 yaşındaki bir köylü kızıyla tanışma hikâyesini ve onu Fransız ordusunun başına getirme öyküsünü hatırlar. Bu köylü kızın adı Jeanne d’Arc yani Joan of Arc’tır.
Fragman

The post Jean Seberg Filmleri: Yeni Dalganın İkonu Jean Seberg’in En İyi 17 Filmi appeared first on Beyin Yakan Bağımsız Sinema Platformu | oBicimSinema.com.

]]>
https://obicimsinema.com/jean-seberg-filmleri/feed/ 0