YouTube kanalımız açıldı! Yepyeni videolar için hemen takip edin.
Filmekimi 2019 filmleri

Filmekimi 2019 Programı | Festivalde Gösterilecek Filmlerin Tam Listesi

Son güncelleme:

4 – 13 Ekim 2019 tarihleri arasında gerçekleşecek olan Filmekimi 2019 programı belli olmaya başlıyor

Filmekimi 2018‘de birbirinden şahane filmlere adeta doymuştuk. Bu sonbaharda da Cannes Film Festivali fırtınasını tekrar estirecek Filmekimi’nde buluşmaya hazır mısınız? İstanbul Kültür Sanat Vakfı‘nın (İKSV) Facebook ve Twitter sayfalarından şimdilik 5 filmi açıklanan Filmekimi programı netleştikçe bu sayfa üzerinden güncel film listesini takip edebilirsiniz.

1- Portrait of a Lady on Fire

portrait of a lady on fire poster

Festivalin programını duyurduğumuz yazımızda, Cannes 2019 ana yarışmasında yer alan, bu yılın en merakla beklediğimiz kuir filmleri arasında, Noémie Merlant, Adèle Haenel ve Valeria Golino gibi isimlerden oluşan oyuncu kadrosuyla Céline Sciamma‘nın tarihsel draması Portrait of a Lady on Fire‘ın da yer aldığından bahsetmiştik. Konusu kısaca şöyle:

Fransa, Brittany, 1760. Bir ressam olan Marianne, manastırı yeni terk eden genç bir bayan olan Héloïse’nin düğün portresini yapmak için görevlendirilir. 

Héloïse isteksiz bir gelin adayıdır ve Marianne onun haberi olmadan Héloïse’yi resmetmek zorundadır.

19 Mayıs’taki Grand Théâtre Lumière galasına basın olarak girmeyi başardığımız Portrait de la jeune fille en feu, festivalin en iyi filmlerinden biriydi ve yaklaşık on dakika boyunca ayakta alkışlandı. Cannes 2019’da Queer Palm ve En İyi Senaryo ödüllerini toplayan Portrait of a Lady on Fire’ı izleyiniz. İnceleme yazımıza da buradan ulaşabilirsiniz.

2- The Wild Goose Lake

The Wild Goose Lake

Basın gösterimi kuyruğunda 2 saat bekleyip giremediğimiz Cannes filmlerinden biriydi.

Sonunda ailesini ve yol boyunca karşılaştığı kadını kurtarmak için kendisini feda eden bir gangsterin hikayesi.

3- Little Joe

little joe cannes 2019

Festivalin programını duyurduğumuz yazımızda, bu yılın en merakla beklediğimiz filmleri arasında, Emily Beecham, Ben Whishaw, Leanne Best, Lindsay Duncan gibi isimlerden oluşan oyuncu kadrosuyla Jessica Hausner‘ın bilimkurgusu Little Joe‘nun da yer aldığından bahsetmiştik. İlk kez katıldığımız Cannes Film Festivali’nde, ilk izleyebildiğimiz filmlerden biri oldu aynı zamanda. Konusu kısaca şöyle:

Bekar bir anne olan Alice, yeni türler geliştirmekle uğraşan bir şirkette kıdemli bir bitki yetiştiricisidir. Sadece güzelliği ile değil aynı zamanda terapötik değeriyle de dikkat çeken çok özel bir kızıl çiçeği tasarlar:

İdeal sıcaklıkta tutulursa, düzgün beslenir ve düzenli olarak konuşulursa, bu bitki sahibini mutlu etmektedir.

Şirket politikasına karşı, Alice, genç oğlu Joe için eve bir tanesini hediye olarak getirir. “Küçük Joe” yu vaftiz ederler, ancak büyüdükçe, takma adı kadar zararsız olamayacağına dair şüpheler artar.

4- Matthias & Maxime

matthias et maxime

Xavier Dolan, bir türlü görücüye çıkamayan 2018 filmi The Death and Life of John F. Donovan’dan sonra Matthias & Maxime ile festival sahalarına geri dönüyor. Otuzlu yaşlarına yaklaşan en iyi iki çocukluk arkadaşı olan Matt ve Max, Max’in iki yıllık bir yolculuğa çıkmasını kutlamak için bir partiye gider.

Planlanmamış bir öpücük her şeyi sorgulamaya itecektir.

5- And Then We Danced

and then we danced

Merab, dans partneri Mary ile birlikte Gürcü Topluluğu’nda genç yaştan itibaren eğitim görmektedir.

Kaygısız, karizmatik bir genç geldiğinde dünyası altüst olur ve en büyük rakibi ve arzusu haline gelir.

Bu sene Cannes Film Festivali‘nde Queer Palm kategorisinde yarışan Levan Akin filmi, festivalin en çok ses getiren ve alkışlananlarından biri oldu. Merakla bekliyoruz.

6- Pain and Glory

Pain and Glory

Pain and Glory, fiziksel olarak düşüşte olan bir film yönetmeni olan Salvador Mallo’nun (Antonio Banderas) yaşadığı bir dizi rastlantısını anlatıyor. Bazıları gerçekte, bazıları anılarında: 60’lardaki çocukluğunu, ebeveynleriyle Valencia’da bir köye göçünü, refah arayışını, ilk arzusunu, 80’lerin Madrid’inde ilk yetişkin aşkını izleriz. Film, eski tatlarını özlediğimiz usta yönetmen Pedro Almodóvar’ın 36. filmi ve aynı zamanda, 2016 yapımı Julieta’dan sonra otobiyografisiyle suskunluğunu bozma vesilesi.

7- Parasite (Gisaengchung)

Parasite

Her bireyi işsiz olan Ki-taek’in ailesi, geçimleri için etraflarındaki parklara özel bir ilgi gösterirler – ta ki beklenmedik bir olaya bulaşana kadar.

Memories of Murder, The Host, Snowpiercer ve Okja filmlerinden hatırladığımız sıradışı yönetmen Joon-ho Bong’u iki sene aradan sonra tekrar Cannes’da izlediğimiz, Filmekimi’nin en çok beklenen filmlerinden biri. Üstelik Altın Palmiye ödüllü!

8- Liberte

liberte

Fransız Devrimi’nden kısa bir süre önce, Potsdam ve Berlin arasında bir yerde, bir grup Fransız özgürlükçüsü, yeni ve ultra muhafazakar Louis XVI hükümetinden kaçar. Daha sonra efsanevi Alman düşünür ve baştan çıkarıcı Duc de Walchen (Helmut Berger) ile buluşurlar. İkiyüzlü bir erdem rejimi tarafından yönetilen bir ülkede, bu grubun misyonu kurnaz Duchesse de Valselay (Ingrid Caven) önderliğinde, Almanya’ya ahlaki sınırların ve otoritelerin reddine dayanan bir felsefe olan hovardalığı ihraç etmektir.

9- Jeanne

Jeanne

Bruno Dumont, 2017’de Jan Dark’ın çocukluğunu anlatan “Jeanette” ile başladığı müzikal söylence dizisine 2019’da JEANNE ile nokta koyuyor.

Cannes’da Belirli Bir Bakış Bölümü’nde Jüri Özel Mansiyonu kazanan JEANNE, önceki filmin kaldığı yerden devam ediyor ve ergen yaşlardaki Jeanne d’Arc’ın İngilizlere karşı savaştıktan sonra kâfirlik suçlamasıyla yargılanışını anlatıyor.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Zeen is a next generation WordPress theme. It’s powerful, beautifully designed and comes with everything you need to engage your visitors and increase conversions.